ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

66 - MUS'AB BİN UMEYR (Radıyallahü Anh)

Güler yüz, tatlı dil

 

Dini öğretmek için Medine’li müminler,

Hazret-i Peygamberden muallim istediler.

 

İşte bu maksat ile Allah’ın Peygamberi,

Gönderdi Medine’ye Mus’ab ibni Umeyr’i.

 

O, bir evi kendine, edinip bir merkez üs,

İslamı yaymak için çalıştı gece gündüz.

 

Müsait kimseleri o eve getirerek,

İslamı bildirirdi, güler yüz göstererek.

 

Bir reisi vardı ki, o zaman kabilenin,

İman ile müşerref olmamıştı o hemin.

 

Bu, Sa’d bin Muaz ki, vakıf oldu bu işe.

Mani olmak istedi bu hayırlı gidişe.

 

Lakin ev sahibiyle akraba olduğundan,

Bir şey diyemiyordu kendisine doğrudan.

 

Bu maksatla dedi ki Üseyyid bin Hudayr’e:

(Mani ol git şu evde, Mus’ab bin Umeyr’e.

 

Mekke’den, şehrimize ne için gelmiş o zat?

Onu görüp, haline vakıf ol gidip bizzat.)

 

Üseyyid, mızrağını alarak çıktı evden.

Mus’abın bulunduğu o eve vardı hemen.

 

Konuşmaya başladı girer girmez hiddetle.

Dedi ki: (Niçin geldin buraya, ne niyetle?

 

Yalan şeyler söyleyip, halkı aldatıyorsun.

Bilinmeyen bir dine onları sokuyorsun.

 

Olmak istemiyorsan eğer ki hayatından,

Acele ayrılıp git bizim vatanımızdan.)

 

Mus’ab, yumuşaklıkla eyledi ki şöyle arz:

(Safa geldin, hele gel, şuraya otur biraz.

 

Önce bizi dinleyip, vakıf ol gayemize.

Beğenirsen kabul et, mani ol yoksa bize.)

 

Onun bu nazikane ve yumuşak halini,

Görmek, yumuşatmıştı Üseyyid’in kalbini.

 

(Doğru söyledin) deyip, mızrağını bu kere,

Saplayarak oturdu gösterdiği bir yere.

 

Mus’ab, güler yüz ile onunla sohbet etti.

Anlattı tatlı tatlı ona islamiyet’i.

 

Kur’an-ı kerim’den de okudu birkaç âyet.

Üseyyid dinleyince, duygulandı begayet.

 

Bunlar ne güzel şeyler dedi kendi kendine.

Sordu: (Ne yapmak lazım girmek için bu dine?)

 

Mus’abın dediğini o da tekrar ederek,

İman etti orada, şehadet getirerek.

 

Ve dedi ki: (Bu yerde, var ki Sa’d bin Muaz,

O iman eder ise, iman eder cümle nas.)

 

Sonra huzur içinde, ayrılarak o evden,

Sa’d ibni Muaz’ın yanına geldi hemen.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan