|
63 - SAFİYYE BİNTİ
ABDÜLMUTTALİP
(Radıyallahü Anha)
Eshabımdan birini kötüleyenlere, sövenlere, Allahü teâlâ, melekler ve bütün
insanlar lanet etsin.
(Hadis-i şerif)
Ondan gelene
razıyım
Uhud cenginden sonra, o
şanlı mücahidler,
Şehid olan Eshabı önce
tesbit ettiler.
Ve Hazret-i Hamza’nın
halini görür görmez,
Ağladı Resul ile Eshabtan
hemen herkes.
Zira kesmişler idi
burnunu, kulağını.
Bununla da kalmayıp,
yarmışlardı karnını.
Resulullah ve Eshap, bu
üzüntüde iken,
Bir kadını gördüler telaş
içinde gelen.
Safiyye Hatun idi o gelen
üstün kadın.
Halası oluyordu hem de
Resulullahın.
Peygamber-i zişanın
şehadetini, o da,
Medine’de işitip,
koşturmuştu Uhud’a.
Kız kardeşi olurdu hem
Hazret-i Hamza’nın.
Annesiydi ayrıca Zübeyr
ibni Avvam’ın.
Resulullah, halası
Safiyye’yi görünce,
Zübeyr ibni Avvam’a
buyurdu ki hemence:
(Anneni geri çevir,
görmesin şehidleri.
Kardeşini görürse,
dayanamaz yüreği.)
Resul'ün bu emrini tebliğ
etmek üzere,
Koştu Hazret-i Zübeyr,
annesi Safiyye’ye.
O ise, heyecanla sordu ki
ona hemen:
(Ey oğlum, bana önce haber
ver Peygamberden.)
Dedi ki: (Anneciğim, şükür
elhamdülillah.
Sağ ve selamettedir şu
anda Resulullah.)
Ferahladı ise de alınca bu
haberi,
Yine görmek istedi gözüyle
Peygamberi.
Hazret-i Ali dahi gelmişti
yanlarına.
Gösterdi o Server’i bu
mübarek hatuna.
Safiyye, sağ ve salim
görünce Peygamberi,
Sevinip ferahladı, kalmadı
bir kederi.
Daha sonra, kardeşi
Hamza’yı etti merak.
Onu görmek istedi
şehidlere bakarak.
Lakin Hazret-i Zübeyr,
durdurdu annesini.
Dedi: (Resulullahın
bakmana yoktur izni.)
Safiyye Hatun ise, dedi
ki: (Ey evladım!
Hamza'nın ahvalinden ben
dahi haberdarım.
Bu hale, Allah için uğradı
elbet o da.
Daha beterlerine razıyız
biz bu yolda.
Allahü teâlâdan ne
gelirse, razıyız.
Ne ki Ondan geliyor,
sabredip katlanırız.)
O böyle söyleyince, gitti
Hazret-i Zübeyr.
Annesinin sözünü Resule
verdi haber.
Resulullah, duyunca onun
bu haberini,
Buyurdu: (Öyle ise,
görsün biraderini.)
Safiyye hazretleri, alınca
buna izin,
Cesedinin başına geldi
aziz şehidin.
Baş ucunda oturup, sessiz
sessiz ağladı.
Takdire razı olup, sabıra
bel bağladı.
|