|
53 - HABBAB BİN MÜNZİR
(Radıyallahü Anh)
Nereye
konalım?
Resulullah, bir avuç şanlı
Eshabı ile,
O müşriklerden önce,
ulaştılar Bedir’e.
(Karargahı nereye
kuralım?) diye
hemen,
Peygamber Efendimiz
sorunca Sahabeden,
Henüz otuz yaşında olan
Habbab bin Münzir,
Dedi: (Ya Resulallah, bu
yer uygun değildir.
Münasip görürseniz,
yürüyelim ileri.
Biz harpçi kimseleriz,
biliriz bu yerleri.
İlerde bir kuyu var, suyu
tatlı ve boldur.
O bölgeye konmamız, bizce
daha uygundur.
Sair kuyuların da, hepsini
kapatalım.
Sonra, kendimiz için bir
tek havuz yapalım.
Düşmanla çarpışırken,
susadıkça hemen biz,
Gelip havuzumuzdan rahatça
su içeriz.
Kureyş kâfirleriyse, hiç
su bulamamaktan,
Mağlub ve çok perişan hale
düşer o zaman.)
Cibril aleyhisselam o anda
indi yere.
Bunun doğruluğunu bildirdi
o Server’e.
Resulullah buyurdu: (Ey
Habbab, iyi fikir.
Doğru olan görüş de, senin
bu dediğindir.)
Sonra ayağa kalkıp,
Eshabiyle beraber,
O kuyunun başına hep
birlikte geldiler.
O tatlı suyu olan kuyudan
gayrisini,
Taş ile doldurarak,
kapattılar hepsini.
Sa’d bin Muaz dahi, Fahr-i
kainat için,
Bir gölgelik yapmayı
isteyip aldı izin.
Sonra Resul-i ekrem,
şerefli Eshabiyle,
Gezdi harp sahasını bir
keşif maksadiyle.
Zaman zaman durarak,
buyurdu: (Yarın sabah,
Şurada öldürülür filan
kâfir inşallah.)
Kâfirlerin, vurulup
düşeceği yerleri,
Gösterdi birer birer
Allah’ın Peygamberi.
Hazret-i Ömer der ki:
(Dikkat ettim, o sabah,
Nerelere işaret ettiyse
Resulullah,
Ve kimlerin ismini
söyledilerse eğer,
Onlar, tam o yerlerde
yerlere serildiler.
Hatta ne az geride, ne de
ilerisinde,
Tam buyurduğu yerde
öldürüldü hepsi de.)
Kainatın Sultanı, Sevgili
Resulullah,
Üç guruba ayırdı Eshabını
o sabah.
Muhacirlere ait sancağı, o
gün yine,
Mus’ab ibni Umeyr’in
teslim etti eline.
Evs’in sancağını da, sonra
Fahr-i kainat,
Sa’d ibni Muaz’ın eline
verdi bizzat.
Hazreclilerinkini Habbab
bin Münzir aldı.
Hepsi, sancaklarının
altlarında toplandı.
|