|
51 - ZEYD BİN HARİSE
(Radıyallahü Anh)
Üçü de şehid
oldu
İslama davet için o
Server-i kainat,
Busra’nın hakimine bir
mektup yazdı bizzat.
Haris adlı sahabi,
Resul'ün mektubunu,
Alarak, süratlice tuttu
Busra yolunu.
Mute’ye vardığında ve
lakin bu bahtiyar,
Hıristiyan askerler, onu
tutukladılar.
Şurahbil bin Amr idi, o
zaman Şam valisi.
Alçakça şehid etti o,
hazret-i Haris’i.
Çok üzüldü o Server bunu
duyduğu vakit.
Emir verip, topladı derhal
üçbin mücahid.
Buyurdu ki: (Allah’ın
izniyle yol alınız.
Zeyd ibni Harise’dir sizin
kumandanınız.
Eğer harp esnasında Zeyd
şehid olur ise,
Cafer bin ebi Talip
kumandan olsun size.
O da şehid olursa harp
meydanında eğer,
Abdullah bin Revaha emir
olsun bu sefer.)
İsimleri sayılan bu
şahısların, artık,
Şehid olacakları anlaşıldı
apaçık.
Hakikaten adları geçen bu
sahabiler,
Üçü de, şehid oldu bu
harpte birer birer.
Hatta bu mücahidler
savaşırken Mute’de,
Peygamber Efendimiz, o
anda Medine’de,
Mescid-i şerifinde
oturuyordu o gün.
Üzüntülü olduğu, belli idi
büsbütün.
Hiçbir şey konuşmuyor, hep
sükut ediyordu.
Mübarek gözlerinden yaşlar
süzülüyordu.
Eshaptan bir tanesi, dedi:
(Ya Resulallah!
Canımız, herşeyimiz
fedadır sana Vallah.
Bu gün çok üzgünsünüz,
acaba sebep nedir?
Size bakıp, biz dahi
oluruz müteessir.)
Buyurdu ki: (Mute’de,
bizim üçbin mücahid,
Düşmanla çok şiddetli
savaşıyor şu vakit.
Kaldırdı Hak teâlâ
gözümdeki perdeyi.
Açıkça görüyorum şu an
muharebeyi.
Önce Zeyd bin Harise
sancağı aldı ele.
Lakin şehid edildi bir
düşman mızrağıyle.
Cafer bin ebi Talip
sancağı aldı ondan.
Düşmanın saflarına
saldırdı hiç durmadan.
Bir elinde sancakla
savaşırken öylece,
Nihayet şehid oldu o dahi
biraz önce.
Ondan sonra sancağı, İbni
Revaha aldı.
Yalın kılıç düşmanın
ortalarına daldı.
Çok kâfiri öldürüp,
savaşırken pek şedit,
Bir düşman mızrağıyla, o
dahi oldu şehid.
Vakta ki şehid oldu
Abdullah bin Revaha,
İslamın sancağını, Halid
aldı bu defa.)
Bunları anlatırken, o
Server ağlıyordu.
Mübarek gözlerinden,
gözyaşı akıyordu.
|