ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

51 - ZEYD BİN HARİSE (Radıyallahü Anh)

Kendisine soralım

 

Zeyd çocukken, annesi, onu alıp yanına,

Ziyarete giderdi bir gün akrabasına.

 

Lakin yolda haydutlar, Zeyd’i esir aldılar.

Sonra, bir panayırda satlığa çıkardılar.

 

Hazret-i Hatice’nin vardı ki bir yeğeni,

Gördü bu panayıra bir esir geldiğini.

 

Onu, dörtyüz dirheme hemen satın alarak,

Halası Hatice’ye verdi hibe olarak.

 

O da hediye etti Zeyd’i Resulullaha.

Zeyd artık, o Server’den ayrılmadı bir daha.

 

Resul onu alınca, aynı gün etti azad.

Ve onu çok severek, edindi hemen evlat.

 

Lakin onu, babası, ediyordu çok merak.

Perişan etti onu, bu ayrılık, bu firak.

 

Zira henüz çocukken kaybetmişti oğlunu.

Diyar diyar gezerek arıyordu hep onu.

 

Bir yıl, o kabileden Beytullaha geldiler.

Zeyd’i orada görüp, ona haber verdiler.

 

Babası çok sevinip, kardeşini alarak,

Cebine, bu maksatla hayli para koyarak,

 

Kölelikten kurtarmak gayesiyle oğlunu,

Sevinç ve heyecanla tuttu Mekke yolunu.

 

Sonra, Resulullahın evini öğrenerek,

Çıktı huzurlarına iltifatlar ederek.

 

Dedi ki: (Ey Kureyş’in büyüğü, efendisi!

Haşimoğullarının en şerefli kişisi!

 

Duydum ki, yanınızda köle imiş oğlumuz.

Onun azad olması, en yegane arzumuz.

 

İstediğin parayı vereyim bol olarak.

Yeter ki, oğlum Zeyd’i azad et, serbest bırak.)

 

Resul onu dinleyip, buyurdu ki: (Ey kişi!

Çağırıp, kendisine soralım biz bu işi.

 

Sizin ile gitmeyi isterse evladınız,

Bir şey istemiyorum, sizin olsun, alınız.

 

Lakin sizi değil de, tercih ederse beni,

Veremem hiç kimseye beni tercih edeni.)

 

Sonra, Zeyd’e sordu ki: (Kimlerdir bu ikisi?)

Dedi ki: (Biri babam, amcamdır ötekisi.)

 

Buyurdu: (Bunlar seni gelmişler almak için,

Serbestsin, ister kalır, ister gidebilirsin.)

 

O, hemen Peygamberin yanına sokularak,

Dedi: (Ölene kadar, isterim burda kalmak.

 

Zira sizden gördüğüm bu şefkati, Vallahi,

Gösteremez oğluna, bir anne baba dahi.

 

Benim için kölelik, buradan ayrılmaktır.

Ve benim hürriyetim, size köle olmaktır.)

 

Babası bunu duyup, sürur geldi kalbine.

Ve müsterih olarak, döndü memleketine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan