|
49 - HAZRET-İ UKAŞE
(Radıyallahü Anh)
Eshabımı sevmekle, benim peygamberlik hakkımı gözetiniz. Benim hakkımı böyle
gözetenleri, Allahü teâlâ her işlerinde korur ve yardım eder.
(Hadis-i şerif)
Siz aradan
çekilin
Resulullah, Eshaba
buyurdu: (Kimin benden,
Bir hakkı varsa eğer,
gelsin ve alsın hemen.)
Kimseden ses çıkmadı,
velakin biraz sonra,
Ukaşe hazretleri, kalkıp
vardı huzura.
Dedi: (Ya Resulallah,
anam, babam ve canım,
Sana feda olsunlar, benim
var sizde hakkım.
Zira geri dönerken biz
Tebük gazasından,
Senin ile, yan yana gelmiş
idim bir zaman.
Ben devemden inerek,
yanınıza sokuldum.
Mübarek vücudundan öpmek
arzuluyordum.
O zaman, kamçı ile vurdun
bana aniden.
Niçin vurduğunuzu
anlamadım ama ben.)
Buyurdu: (Hak teâlâ,
seni, Peygamberinin,
Kasıtlı vurmasından
muhafaza eylesin.)
Daha sonra Bilal-i
Habeşi’ye hitaben,
Buyurdu: (Fatıma'nın
hanesine git hemen.
Ukaşe'ye vurduğum kamçı, o
hanededir.
Fatıma’dan isteyip, onu
al, bana getir.)
Çıktı Hazret-i Bilal,
Resul'ün mescidinden.
Hazret-i Fatıma’nın evine
vardı hemen.
Giderken, hayret ile
düşünürdü ki ancak:
Resulullah, kendine kısas
mı yaptıracak?
Değilse, ne sebepten
istedi bu kamçıyı?
Böyle düşünerekten, gelip
vurdu kapıyı.
O kapıya çıkınca, dedi ki:
(Peygamberin,
Mübarek kamçısını getirip
bana verin.)
Fatıma hazretleri, sordu
ki ona ancak:
(Ya Bilal, babam onu acaba
ne yapacak?)
Hazret-i Fatıma’ya şöyle
dedi Bilal de:
(Kısas yaptıracaktır
kendisine herhalde.)
Hazret-i Fatıma da,
Bilal-i Habeşi’ye,
Dedi: (Kim razı olur
söylediğin bu işe?
Ya Bilal, söyle bana, kim
vardır ki Eshaptan,
Hakkını, kısas ile alsın
Resulullahtan?
Madem ki O istedi, vereyim
onu sana.
Fakat haber ilet ki
Hüseyin’le Hasan’a,
Her kim Resulullahtan
alacaksa hakkını,
O iki torununa yapsın bu
kısasını.)
Kamçıyı, Fatıma’dan aldı
hazret-i Bilal.
Peygamber-i zişanın yanına
geldi derhal.
Teslim etti kamçıyı
Allah’ın Habibine.
O dahi verdi onu,
Ukaşe’nin eline.
Hazret-i Ömer ile,
Hazret-i Ebu Bekir,
Bu durumu görünce, oldular
müteessir.
Dediler: (Ya Ukaşe, işte
biz yanındayız.
O hakkını bizden al,
dokunma Ona yalnız.)
Peygamber Efendimiz,
buyurdu ki o zaman:
(Ya Eba Bekr, ya Ömer, siz
çekilin aradan!)
|