|
49 - HAZRET-İ UKAŞE
(Radıyallahü Anh)
Beni nasıl
buldunuz?
Hicretin onbirinci yılının
sonlarında,
Cibril aleyhisselam geldi
Resulullaha.
Kur'anı, baştan sona etti
Ona kıraat.
Bir değil, iki defa okudu
o gün fakat.
Önceki senelerde
geldiğinde Cebrail,
Bir defa okuyordu halbuki
iki değil.
Cibril-i emin ile, Resule
cenab-ı Hak,
O gün Nasr suresini
gönderdi son olarak.
Rabbimiz, bu âyette
buyurdu ki mealen:
(Sana zafer ve yardım
geldiğinden Rabbinden,
Görürsün ki, insanlar,
Allahü teâlânın,
Dini olan islama girerler
akın akın.)
Peygamber Efendimiz,
hazret-i Cebrail’den,
Bu âyeti dinleyip,
buyurdular ki hemen:
(Ya Cebrail, şu anda öyle
ki benim zannım,
Yaklaştı bu dünyaya artık
veda zamanım.)
Cibril aleyhisselam
cevaben bu sözüne,
Bir âyet-i kerime okudu
kendisine.
Rabbimiz bu âyette şöyle
buyurmaktadır:
(Ahiret, senin için
dünyadan hayırlıdır.)
Peygamber Efendimiz,
Medine’de bulunan,
Sahabeyi, mescide davet
etti o zaman.
Bir hutbe okudu ki, onu
dinleyenlerin,
Ağlayıp, gözlerinden yaş
aktı her birinin.
Buyurdu: (Ey insanlar,
sizin Peygamberiniz,
Olarak, beni nasıl
buldunuz, söyleyiniz.)
Cümle Eshab-ı kiram dedi:
(Cenab-ı Allah,
Bol bol hayırlar versin
sana ya Resulallah!
Çünkü sen, bizim için
şefkatli baba idin.
Ve yine yol gösteren bir
ağabey gibiydin.
Allahü teâlânın sana
lütfeylediği,
Peygamberliğin ile bu
şerefli tebliği,
Hakkı ile yerine getirdin
hiç şüphesiz.
Ve bize, bu tebliği tam
yaptın, biz şahidiz.
Güzel nasihatinle, bizi,
Allah yoluna,
İslama davet ettin,
şahidiz bizler buna.
Allahü teâlâ da, bu
yaptığına senin,
En iyi karşılıklar sana
ihsan eylesin.)
Sonra da hitab edip
sevgili Eshabına,
Buyurdu: (Ey müminler,
şimdi Allah aşkına,
Kimin bende bir hakkı var
ise, gelip alsın.
Bu dünyada alsın ki,
ahirete kalmasın.)
Resulullah, ikinci ve
üçüncü defalar,
Bu daveti, üç defa yine
tekrarladılar.
O sırada birisi, ayağa
kalktı hemen.
Hazret-i Ukaşe’ydi bu kişi
Sahabeden.
Çok yaşlı, pir-i fani idi
ki hem de bu zat,
Peygamber-i zişanın yanına
vardı bizzat.
|