|
47 - NUAYM BİN MES'UD
(Radıyallahü Anh)
Aralarına
tefrika sok
Bir ay devam etmişti
Hendek’teki çarpışma,
Mücahidler bu cenkte çok
yorulmuştu ama.
O Server, onlar için
secdeye kapanarak,
Şöyle dua ederdi Allah’a
yalvararak:
(Ey darda kalmışların
imdadına yetişen!
Ve ey çaresizlerin duasını
işiten!
Ey Rabbim, halimizi
görüyorsun muhakkak.
Bizi bu sıkıntıdan, sen
kurtarırsın ancak.
Küffarın arasına tefrika
düşürüver.
Şu müşriklere karşı, eyle
bizi muzaffer.)
Allah’ın Sevgilisi, son
günlerde ve sık sık,
Bu şekilde dualar ediyordu
hep artık.
O günlerde küffardan, (Nuaym
bin Mes'ud) diye,
Birisi iman edip, kavuştu
hidayete.
Resul'ün huzuruna geldi
hemen oradan.
Dedi: (İslamiyete eyledim
ben de iman.
Müslüman olduğumu bilmiyor
ama kavmim.
Bana ne emredersen, onu
yapabilirim.)
Buyurdu ki: (Düşmanın
arasına gir de sen,
Onları, birbirine düşür
yapabilirsen.)
Dedi: (Ya Resulallah,
yaparım bunu, fakat,
Herşeyi konuşmama var
mıdır izin, ruhsat?)
Buyurdu: (Harp hiyledir,
söyle istediğini.
Yeter ki boz ve dağıt
düşmanın birliğini.)
Nuaym, Resulullahtan izin
aldı böylece.
Ve Beni Kureyza'ya
gidiverdi ilk önce.
Dedi: (Kureyşlilere, siz
yardım yaparsınız.
Ve lakin bu hususta var mı
teminatınız?
Zira mağlub olursa
kureyşliler eğer ki,
Sizi yalnız bırakıp,
kaçarlar elbette ki.
Siz yalnız kalınca da,
müslümanlar gelerek,
Hepinizi, burada
öldürürler tek be tek.
Bunun için onlardan,
rehine almadan siz,
Asla müslümanlarla savaşa
girmeyiniz.
Yanınızda oldukça ama o
rehineler,
Onları bırakıp da, bir
yere gidemezler.)
Nuaym, kalkıp Kureyş'e
gidiverdi oradan.
Dedi: (Beni Kureyza
vazgeçti ittifaktan.
Onlar, müslümanlarla
anlaşmışlar gizlice.
Hatta sizden, rehine
istiyorlar bir nice.
Derler ki: Kureyşliler
mağlub olursa eğer,
Bizi yalnız bırakıp, hep
Mekke’ye dönerler.
Biz de yalnız kalınca,
müslümanlar gelerek,
Hepimizi, burada
öldürürler tek be tek.
Bize, yetmiş rehine
verirlerse eğer ki,
Biz, onlara yardımcı
olabiliriz belki.
İşte Beni Kureyza, bu
niyet ile yarın,
Rehine isteyecek, vermeyin
siz de sakın.)
|