ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

45 - HAZRET-İ ABDULLAH (Radıyallahü Anh)

Hüsrev Perviz’e mektup

 

Allah’ın Sevgilisi, davet için bu dine,

Mektup gönderiyordu çevre meliklerine.

 

Acem kisrası olan Hüsrev Perviz’e dahi,

Göndermişti Abdullah adlı bir sahabiyi.

 

Abdullah, veda edip hemen Efendimize,

Götürdü o mektubu, verdi Hüsrev Perviz'e.

 

Kisra, onu okuyup huzuru kaçtı birden.

Ve mektubu yırtarak, yere attı kibrinden.

 

Bununla da kalmayıp, çok kudurdu ve azdı.

Yemen valisi olan Taran’a mektup yazdı.

 

Dedi: (Şöyle duydum ki, biri çıkmış Mekke'de.

Nübüvvet davasında bulunurmuş o yerde.

 

Ona, iki kimseyi gönder de askerinden,

Bağlayıp getirsinler huzuruma acilen.)

 

Taran, Hüsrev Perviz'in bu emri gereğince,

Banub ile Cerces’e görev verdi hemence.

 

Geldiler o ikisi, Resul'ün huzuruna.

Dediler ki: (Kisramız emretmiş ki Taran'a,

 

Gönderip iki kişi, seni tevkif edeler.

Ve acilen Kisra'nın yanına ileteler.

 

İşte biz, bu görevle şu anda geldik size.

Alıp götüreceğiz seni Hüsrev Perviz'e.)

 

Onlar bu küstahane sözleri söyler iken,

Titrerdi vücudları Resul'ün heybetinden.

 

Buyurdu ki: (Bu gece, varın siz yerinize.

Yarın bir şey yaparız, ne icab eder ise.)

 

Çıkıp, birbirlerine dediler: (Biz ne olduk?

Yanında biraz daha kalsaydık mahvolurduk.

 

Biz, hiçbir hükümdarda görmedik böyle heybet.

Demek bu, ahir zaman Peygamberidir elbet.)

 

Ertesi gün, gelince Resul'ün huzuruna,

O Server buyurdu ki: (Söyleyin ki Taran'a,

 

Dün, oğlu tarafından Hüsrev katl olunmuştur.

Oğlu, onun tahtına şah olup oturmuştur.)

 

Onlar dönüp, Taran'a verdiler bunu haber.

Dediler ki: (O şahıs herhalde bir Peygamber.)

 

Taran dedi: (Var mıydı muhafızı, bekçisi?)

Dediler: (Hayır yoktu bunların hiçbirisi.)

 

Taran dedi: (Öyleyse, o, hakiki Nebidir.

İnandım ki Hüdanın en son Peygamberidir.)

 

Kisra’nın oğlundan da mektup geldi o zaman.

Diyordu ki: (Kisra’yı katleyledim ey Taran!

 

Sebepsiz zulmederdi zira o milletine.

Halkı bulaştırırdı tefrika illetine.

 

Sana emrim şudur ki, bana biat edesin.

Hicazdaki Nebi'ye taarruz etmeyesin.)

 

Kisra’nın mektubunu okuyunca bu Taran,

Şehadeti getirip, imana geldi o an.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan