|
41 - SALİM BİN ABDULLAH
(Radıyallahü Anh)
Bir nasihat
Abdullah bin Ömer'in bir
muhterem oğludur.
Ve hazret-i Ömer'in
mübarek torunudur.
Ömer bin Abdülaziz
halifeyken ilk daha,
Şöyle bir mektup yazdı
Salim bin Abdullah’a:
(Senden ricam şudur ki,
deden hazret-i Ömer,
Hakkında, tafsilatlı
bilgiler bana gönder.
Ben de, onun izinden
yürüyeyim diyorum.
Kendime, onu örnek almayı
istiyorum.)
Salim dahi yazdı ki ona
cevap olarak:
(Yardımcı olsun sana, bu
işte cenab-ı Hak.
Dedem Hazret-i Ömer,
halife olduğu gün,
Maaş tayin ettiler ona
Eshab-ı güzin.
Maddi bir sıkıntıya
düşmüştü ki birazdan,
Sahabe, çare için
toplandılar o zaman.
Dediler: (Arz etsek de bu
durumu Ömer'e,
Maaşını, bir miktar
arttırsak hale göre.)
Hazret-i Zübeyr ile, Allah
aslanı Ali,
Söylemeye giderken
Halifeye bu hali,
Yolda, hazret-i Osman
durdurdu gidenleri.
Dedi: (Bilmez misiniz siz
acaba Ömer'i?
Zannetmem ki yanaşsın
sizin teklifinize.
Belki de celallenip,
kızacak şimdi size.
Lakin kızı Hafsa'ya
söyletirseniz eğer,
Onun hatırı için, inşallah
kabul eder.)
Gidip izah ettiler
Hafsa'ya önce bunu.
Dediler: (Sakın deme
bizlerden uyduğunu.)
Kızı Hazret-i Hafsa,
gelerek pederine,
Arz etti çekinerek bunu
kendilerine.
Lakin Hazret-i Ömer, bir
anda celallendi.
Buyurdu ki: (Ey kızım,
seni kimler gönderdi?
Ey kızım, Allah için söyle
bana şimdi sen.
Kaç elbisesi vardı
Resul'ün hayattayken?)
Dedi ki: (Babacığım, Allah
için diyorum.
İki kat elbisesi var idi,
biliyorum.)
Buyurdu ki: (Ey kızım,
doğru dedin, ne iyi.
Peki, neydi Resul'ün en
kıymetli yemeği?)
Dedi: (Umumiyetle arpa
ekmeği yerdik.
Başkalarına dahi, onu
ikram ederdik.)
Sordu yine: (Ey kızım,
Allah’ın Resulü'nün,
En geniş ve en rahat
yaygısı neydi o gün?)
Dedi: (Kaba kumaştan vardı
ki bir sergimiz,
Yazın dört kat edince,
olurdu minderimiz.
Buyurdu ki: (Ey kızım,
onlara git de söyle.
Seni göndermesinler bir
daha bana böyle.
Dünyada yaşayışı böyleyken
Peygamberin,
Yakışır mı hayatı başka
olsun Ömer'in?
Ey kızım, Peygambere
uymaza baban eğer,
Yarın Onun yüzüne, nasıl
bakar bu Ömer?)
|