ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

37 - SALİM MEVLA EBU HUZEYFE  (Radıyallahü Anh)

Canım feda olsun!

 

Eshab-ı kiramdandı, hafız idi kendisi.

Çok güzel okuyordu, güzel ve hoştu sesi.

 

Bedir, Uhud, Hendek’te ve diğer gazalarda,

Bulunup, kahramanlık göstermişti ard arda.

 

Yemame’den çıkınca Müseylemet-ül kezzab,

Ona karşı, savaşa gitmişti cümle Eshap.

 

Hem de, o taşıyordu islamın sancağını.

Korkmadan tehlikeye atıyordu canını.

 

Dediler ki: (Ey Salim, dikkat eyle şu yana.

Saldırır zira küffar sancağı taşıyana.)

 

Buyurdu ki: (Bu hizmet, ne şereftir Salim’e.

Bir değil, yüzbin canım feda olsun Rabbime.)

 

Atını mahmuzlayıp, sancağı yükselterek,

Daldı düşman içine (Allah Allah!) diyerek.

 

Bir yandan, sancağını kaldırıp havalara,

Bir yandan da, kılıçla vuruyordu küffara.

 

Müşrikler, özellikle kollardı onu ancak,

Zira onun elinde bulunurdu bu sancak.

 

Ve nihayet Salim’e saldırıya geçtiler.

Sancak tutan kolunu, kılıç vurup kestiler.

 

(Allah!) diye bağırdı bu kılıç darbesiyle.

İnledi harp meydanı onun (Allah) sesiyle.

 

Derhal öbür koluna alarak sancağını,

Küffarın ortasına sürdü yine atını.

 

Düşmanların gayesi yerine gelmemişti.

Zira o, sancağını yere düşürmemişti.

 

Onu düşürmek için, ettiler hayli gayret.

İkinci kolunu da kestiler en nihayet.

 

Her iki kolu dahi kesilmişken, bu kere,

Yine islam sancağı düşmemişti yerlere.

 

Zira o, vücuduyla ve kesik kollariyle,

Sımsıkı sarılmıştı sancağa kuvvetiyle.

 

Bu durum, kâfirleri düşündürdü derinden.

Zira bırakmıyordu sancağını elinden.

 

Bu hınçla birleşerek, saldırdılar hep ona.

Hayli kılıç vurdular mübarek vücuduna.

 

Lakin şaşılacak şey, ayaktaydı o hala.

Ona, başka bir kuvvet vermişti Hak teâlâ.

 

İndikçe o kılıçlar koluna, bacağına,

Daha çok yapışırdı o islam sancağına.

 

Sanki ona vurulan kılıç darbeleriyle,

Kuvveti artıyordu Allah’ın hikmetiyle.

 

Ne zaman ki gaziler, yetişerek geriden,

Aldılar o sancağı mübareğin elinden,

 

O zaman düştü Salim toprağın üzerine.

Çünkü teslim etmişti emaneti yerine.

 

Vücudunda vardı ki öyle kılıç izleri,

Sanki hiç kalmamıştı kesilmedik bir yeri.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan