|
35 - SÜRAKA BİN MALİK
(Radıyallahü Anh)
Birden kuma
göküldü
Hicrette o Serverle,
hazret-i Ebu Bekr’i,
Öldürmek istiyordu o
Kureyş kâfirleri.
Bunun için, acele bir
yerde toplandılar.
Görüşüp, bu hususta yeni
karar aldılar.
Dediler ki: (Onları, kim
nerede görürse,
Ve hemen yakalayıp, acilen
öldürürse,
Yahut esir alırsa diri
yakalayarak,
Yüz deve alacaktır o
mükafat olarak.)
Süraka bin Malik de duydu
bu yüz deveyi.
Düşündü: Yüz deveye malik
olmak ne iyi.
Görmüştü ikisini biraz
önce giderken.
Yüz devenin hırsıyla,
heyecanlandı birden.
Bindi hemen atına, bir
anda uzaklaştı.
Az sonra Resul ile Ebu
Bekr’e yaklaştı.
Hücum edecekti ki arkadan
o Server’e,
Atı tökezlenerek, aniden
düştü yere.
Yüz devenin hırsıyla,
tekrar bindi atına.
Bundan ibret almayı
getirmedi aklına.
Yaklaştı tekrar yine
Sıddık'la Peygambere.
Bu hal, çok korku verdi
Hazret-i Ebu Bekr'e.
Allah’ın Sevgilisi sordu:
(Ya Eba Bekir!
Görürüm üzülürsün, acaba
sebep nedir?)
Dedi: (Ya Resulallah,
düşman geldi arkadan.
Korkarım hazretine bir
zarar gelir ondan.)
Buyurdu ki: (Düşmandan
korkma ya Eba Bekir!
Zira dost, her saniye
bizimle beraberdir.)
Sonra dua buyurdu: (Ya
ilahel âlemin!
Süraka'nın şerrinden sen
bizi eyle emin.)
O anda Süraka da
yaklaşmıştı ki, birden,
Atının ayakları kuma battı
aniden.
O zaman vakıf oldu işin
hakikatine.
Yalvardı can havliyle
Allah’ın Habibine.
Dedi: (Şimdi inandım, sen
elbet Peygambersin.
Beni bu kum içinden, sen
kurtarabilirsin.)
O zaman Resulullah eyledi
şu duayı:
(Ya Rab, doğru diyorsa,
halas et Süraka'yı.)
Bir anda kurtularak, çıktı
kumun içinden.
Ve yanında ne varsa,
Resule verdi hemen.
Lakin kabul etmeyip,
buyurdular ki ona:
(Yok benim ihtiyacım senin
bu mallarına.
İstediğim şudur ki,
gizleyesin yerimi.
Kimseye demiyesin bu
yoldan gittiğimi.)
Süraka (Peki) deyip, döndü
hemen geriye.
Aynı yoldan giderken,
rastladı çok kimseye.
Dedi ki: (Buralarda,
onları çok aradım.
Nam ve nişanlarının izine
rastlamadım.)
Onlar dahi: (Süraka doğru
söylüyor) diye,
Atlarını çevirip,
dönerlerdi geriye.
|