|
31 - ABDULLAH BİN ÖMER
(Radıyallahü Anh)
Resulullahtan
ayrılmazdı
Abdullah bin Ömer’den
nakledilir ki: Bizler,
Bir yere gidiyorduk o
Resulle beraber.
Yolda bir köylü ile
karşılaştık bu defa.
Ona sual etti ki: (Ey
köylü ne tarafa?)
(Evime gidiyorum) deyince,
sordu hemen:
(Hayırlı bir iş yapmak
ister misin peki sen?)
Köylü, merak içinde sordu
ki: (O iş nedir?)
Buyurdu: (Allah’a ve
bana iman etmendir.
Yani Allah’tan başka ilah
olmadığına,
Muhammed'in de Onun
Resul'ü olduğuna,
Şehadet getirip de, eğer
iman edersen,
En hayırlı bir işi işlemiş
olursun sen.)
Köylü sual etti ki:
(Şahidin var mı buna?)
Buyurdu: (Ebette var,
yeter ki inan bana.
Mesela şu ilerde gördüğün
ağaç dahi,
Buna şehadet edip, inanır
bizatihi.)
O esnada ağaçtan bir nida
geldi bizzat,
Diyordu ki: (Allah’ın
Peygamberidir o zat.)
Köylü şahit olunca bu hale
bizatihi,
Şehadeti söyleyip iman
etti o dahi.
Çok severdi Resul'ü hem
Abdullah bin Ömer.
Çoğu zaman, Onunla
bulunurdu beraber.
Yanından bir an bile
istemezdi ayrılmak.
En büyük arzusuydu, hep
Onunla bulunmak.
Resulullah, namazı nerede
kılsa idi,
O dahi aynı yerde kılmak
arzu ederdi.
Pek çok hadiselere şahid
oldu yanında.
Çok hadis-i şerifler
dinledi huzurunda.
Hadis-i şerifleri en çok
rivayet eden,
Biri de Abdullah bin
Ömer’di Sahabeden.
İbadette, sohbette, Veda
Haccında bile,
Beraber bulunmuştu hep
Resulullah ile.
Helal, harama ait hadis-i
şeriflerden,
Yarıdan fazlasını, odur
rivayet eden.
Resulullahtan sonra,
altmış yıl, insanlara,
Fetva verip, islamda
hizmet etti ihlasla.
Çok sevdiği bir şeyi,
halis niyet ederek,
İhtiyacı olana verirdi hem
severek.
Çünkü biliyordu ki, âyet-i
kerimede,
Şöyle buyurmaktadır Hak
teâlâ bir yerde:
(Beğendiklerinizden
çıkarıp vermezseniz,
İyiler rütbesine asla
eremezsiniz.)
Velhasıl Allah için
yapardı her bir işi.
Yok idi insanlarla hiçbir
alış verişi.
|