|
28 - HALİD BİN VELİD
(Radıyallahü Anh)
Sevinç
gözyaşları
Mekke’nin fethi günü, o
Server, Eshabını,
Dört guruba ayırıp, verdi
talimatını.
Sağ cenaha, Halid bin
Velid oldu kumandan.
Hazret-i Zübeyr'i de, sol
kola yaptı başkan.
Piyadelerin başı, Ebu
Ubeyde oldu.
Sa'd da, başka kola
kumanda ediyordu.
Mekke'ye, dört cihetten
gireceklerdi o gün.
Arzu ve talimatı böyle idi
Resul'ün.
Önce Halid bin Velid,
güneyden girecekti.
Karşı koyan olursa, derhal
cenk edecekti.
Hazret-i Zübeyr ise,
kuzeyden girip yine,
Dikecekti bayrağı, tam
Hacun mevkiine.
Sa'd da, batı yönünden
ilerleyecek idi.
Ebu Ubeyde ise, doğudan
girecekti.
Ramazanın onüçü, Cuma idi
günlerden.
Önce Halid bin Velid
ilerledi güneyden.
Lakin vardıklarında tam
Handeme dağına,
Bir anda tutuldular,
müthiş ok yağmuruna.
Hatta şehid oldular hemen
iki mücahid.
Derhal (Hücum!) emrini
verdi Halid bin Velid.
Böylece yetmiş kişi öldü
saldırganlardan.
Kaçarak kurtuldular
diğerleri oradan.
Lakin diğer yönlerden
girenler, sırf bu hariç,
Herhangi direnişle
karşılaşmadılar hiç.
Tekbir sedalarıyla yer ve
gök inliyordu.
Mücahidler dört koldan
Mekke’ye giriyordu.
Resulullah oturmuş Kusva
nam devesine,
Oturtmuş Üsame bin Zeyd'i
de terkisine,
Büyük bir tevazuyla
Mekke’ye giriyordu.
Ve Fetih Suresini tilavet
ediyordu.
Büyük sürur içinde,
yanında sahabiler,
Önce Kâbe’ye doğru
birlikte yürüdüler.
Sevinç gözyaşlarıyla
ağlarken mücahidler,
Korku ve telaş ile
bekleşirdi müşrikler.
Huneyn harbinde dahi,
ordunun en önünde,
Yine Halid bin Velid
yürüyordu o günde.
Kainatın Sultanı, üst üste
zırh giyerek,
Ve Düldül adındaki
katırına binerek,
Şevval’in onbirinci
gününün gecesinde,
Geldi ordusu ile, tam
Huneyn vadisine.
O sabah namazını kıldırıp
cemaatle,
Harekete geçirdi ordusunu
süratle.
Lakin pusu kurmuştu bu
vadide düşmanlar.
Bundan habersiz idi o anda
müslümanlar.
Alaca karanlıktı ortalık
zira o an.
Haberdar olmadılar pusu
kurduklarından.
|