|
26 - ENES BİN MALİK
(Radıyallahü Anh)
Hizmetinize
baksın
Annesi Ümmü Süleym, çok
bağlıydı dinine.
Çok hizmetler ederdi
Allah’ın Habibine.
Evinde her ne zaman
pişirseydi bir yemek,
Resul'ün evine de
gönderirdi severek.
Resulullah, hicrette
Medine’ye gelince,
Herkes bir şey getirdi
gücünün yettiğince.
Ve lakin Ümmü Süleym o
zaman fakirdi pek.
Yoktu bir şey evinde, Ona
ikram edecek.
Yalnız bir oğlu vardı,
küçüktü yaşı daha.
Tutup onu elinden, geldi
Resulullaha.
Dedi: (Ya Resulallah,
oğlumdur Enes benim.
Terbiyeli ve zeki bir
çocuktur efendim.
Bunu, müsadenizle ben
zat-ı alinize,
Vermek istiyorum ki,
baksın hizmetinize.)
İşte Enes bin Malik, o
günden itibaren,
Allah’ın Resulü'ne hizmet
etti bedenen.
Ümmü Süleym, çok cenge
iştirak eyleyerek,
Dövüştü icabında kılıcını
çekerek.
Resulullah hakkında, Enes
bin Malik der ki:
(Bir hediye gelseydi o
Server’e eğer ki,
Buyururdu ki: Onu, filan
kadına verin.
Zira arkadaşıydı o kadın
Hatice’nin
Hatice validemiz onu
severdi diye,
Ona gönderiyordu gelseydi
bir hediye.)
Peygamber-i zişan’ın
mübarek bedenine,
Değen bir şey, yanmazdı,
ateşe girse bile.
Ve nitekim Enes bin
Malik’in bir mendili,
Vardı, Resulullahın hediye
eylediği.
O mendil kirlenince, ateşe
atıyordu.
Kirler temizleniyor,
kendisi yanmıyordu.
Yine Enes bin Malik
anlatır şöyle bizzat:
(Bir gün, Uhud dağına
çıktı Fahr-i kainat.
Sallanmaya başladı Uhud
dağı tam o an.
Dağa, şöyle seslendi
Resulullah o zaman:
Ya Uhud, sakin ol ki, şu
anda üzerinde,
Bir Peygamber, bir Sıddık,
Şehid vardır iki de.
Bu nidası üstüne Allah’ın
Habibinin,
Uhud’un sallanması durdu
ve oldu sakin.)
Enes bin Malik der ki:
Eshaptan Ebu Talha,
Ziyarete gelmişti bir gün
Resulullaha.
Görünce o Server’in
sevinçli olduğunu,
Sebebi nedir? diye
Resul'den sordu bunu.
Cevaben buyurdu ki: (Nasıl
sevinmeyeyim,
Biraz önce Cebrail yanıma
geldi benim.
Dedi: Kim sana hergün
okursa bir salevat,
Allah da, on salevat
gönderir ona bizzat.
Yine o müslümanın, siler
on günahını.
Ve on ecir vererek,
arttırır sevabını.)
|