|
24 - EBU DÜCANE
(Radıyallahü Anh)
Kılıcın
hakkını verdi
Artık Uhud savaşı
kızışmıştı iyice.
Çarpışırdı taraflar,
olanca güçleriyle.
Lakin kalabalıktı küfr
ordusu o vakit.
En az dört müşrik ile
çarpıştı her mücahid.
O gün hazret-i Hamza
tekbirler getirerek,
Saldırırdı düşmana
beyitler söyleyerek.
Safvan, hayret içinde
dedi: (Ben, bugüne dek,
Görmedim onun gibi bir
savaşçı, gözü pek.)
Resulullah, bir kılıç
göstererek Eshaba,
Buyurmuştu: (Kim bunu
benden alır acaba?)
Almak istemişse de onu
hazret-i Zübeyr,
Lakin onu, Zübeyr’e
vermemişti o Server.
Sonra Ebu Dücane gelip
talep etmişti.
Resul uygun görerek, ona
teslim etmişti.
İşte Zübeyr bin Avvam,
üzgündü bundan sebep.
Derdi ki: (Niçin bana
vermedi onu acep?)
Gidip gözetledi ki, o, Ebu
Dücane’yi,
O kılıcın hakkını verir mi
acep iyi?
Arkasından gitti ve baktı,
Ebu Dücane,
Çarpışır o kılıçla seri ve
çevikane.
Savaşırken, bir yandan
tekbir getiriyordu.
Önüne gelenleri, vurup
deviriyordu.
O ara, müşriklerin önde
gelenlerinden,
Zırhlı birisi ile
karşılaştı aniden.
Müşrik, iri cüsseli ve
kuvvetli idi pek.
Ve meydan okuyordu at
üstünde dönerek.
Her tarafı zırhlarla kaplı
idi tamamen.
Gözünden başka yeri
görünmezdi katiyen.
O, Ebu Dücane’ye hücum
etti evvela.
O ise, bu hücumdan
kurtuldu kalkanıyla.
Kılıcı gömülmüştü
kalkanına çarparak.
Lakin çıkaramadı onu çok
uğraşarak.
Sonra Ebu Dücane çekerek
kılıcını,
Kopardı bir hamlede o
müşrikin başını.
Sonra da karşılaştı başka
bir müşrik ile.
Öldürdü onu dahi, bir
kılıç darbesiyle.
Kimse duramıyordu önünde
müşriklerden.
Her önüne çıkanı,
deviriyordu hemen.
İlerledi böylece küffarı
kıra kıra.
Erişti en arkada, tef
çalan kadınlara.
Gördü Ebu Süfyan’ın hanımı
Hind’i hemen.
Kılıcını indirip, vazgeçti
öldürmekten.
Kadınların kanına girmedi
o kılıçla.
Geri dönüp çarpıştı, daha
büyük bir hınçla.
Onun savaşmasını gördü
Zübeyr bin Avvam.
Dedi ki: (O kılıcın
hakkını veriyor tam.
O Server, o kılıcı vermiş
ki bir kişiye,
Kılıç, onun elinde yarıyor
tam bir işe.)
|