|
17 - ABDULLAH BİN CAHŞ
(Radıyallahü Anh)
İlk ganimet
Abdullah ibni Cahş’ı,
Resul, sekiz kişinin,
Başına emir seçip,
gönderdi gaza için.
Bir de mektup vererek,
buyurdu: (Ey
Abdullah!
Sen, Necdiye yolunu tut
kendine güzergah.
İki gece gidince, aç oku
bu mektubu.
Yazılanlara göre hareket
et, işin bu.)
(Peki ya Resulallah!)
dedi ve çıktı yola.
İki gece gidince, bir
yerde verdi mola.
Resul'ün mektubunu okudu
en nihayet.
Yazıyordu: (Allah’ın
ismiyle et hareket.
Arkadaşların ile
birlikte yol alasın.
Senin ile gitmeye asla
zorlamayasın.
Nahle vadisindeki Kureyş
kervanlarını,
Gözetip, bildiresin bize
durumlarını.)
Mektubu bitirince, öpüp
koydu başına.
Ve şöyle hitab etti
sekiz arkadaşına:
(Kim şehid olmak için
can atıyorsa eğer,
O gelsin, diğerleri
dönüp gidebilirler.
Sizi zorlamıyorum benim
ile gelmeye.
İsteyen gelebilir bu
hizmeti görmeye.
Aranızda hiç kimse
gelmese de hem dahi,
Ben, yalnız tek başıma
gideceğim Vallahi.)
Dediler: (Ey Abdullah,
seninle biz de varız.
Allah’a, Resule ve sana
itaatkârız.
Her nereye gidersen,
geliriz senin ile.
Biz senden ayrılmayız
Allah’ın izni ile.)
Sonra da, hep birlikte
yürüdüler ileri.
Gizlenip, gözlediler
geçen kafileleri.
Bir ticaret kervanı
geçiyordu o ara.
Dini tebliğ ettiler
mücahidler onlara.
Dediler ki: (İmana
gelmezseniz eğer siz,
Haberiniz olsun ki,
sizinle cenk ederiz.)
Onlar reddedince de,
savaşa başladılar.
Birisini öldürüp, birçok
esir aldılar.
Kervanın bütün malı,
kaldı mücahidlere.
Gidip, beşte birini
verdiler o Server’e.
Resul de, kalanını
onlara taksim etti.
Bu, küffardan alınan
henüz ilk ganimetti.
Resulullah Bedir’de, bir
avuç kum alarak,
Onları, kâfirlerin
üstüne savurarak,
Buyurdu ki: (Yüzleri
kara olsun küffarın.
Kalplerine korku sal ya
Rabbi sen onların.)
Sonra Eshaba dönüp,
verdi bir (Hücum!) emri.
Şanlı Eshap, bir anda
atıldılar ileri.
Abdullah bin Cahş ile,
hem de Ebu Dücane,
Savaşıyorlar idi kavi ve
çevikane.
Her sahabi, geçilmez
birer kale olmuştu.
Ve tekbir sedaları âlemi
doldurmuştu. |