ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - HAZRET-İ HÜSEYİN (Radıyallahü Anh)

Örnek hareket

 

Hazret-i Hasan ile Hüseyin, bir gün yine,

Emr-i maruf yaptılar yaşlıca bir mümine.

 

Şöyle ki, bir müslüman, elli altmış yaşında,

Bir gün abdest alırdı, bir çeşmenin başında.

 

Hasan ile Hüseyin, onu görüp durdular.

Ve abdest alışını seyire koyuldular.

 

Gördüler ki, abdesti adab ve erkaniyle,

Almıyordu, bu yüzden üzüldüler haliyle.

 

Beklediler, o kişi bitirdi abdestini.

Ona, şöyle verdiler abbdest alma dersini:

 

Önce selam vererek, yanına yaklaştılar.

Dediler ki: (Bey amca, sizden bir ricamız var.

 

Hangimiz doğru abdest alıyoruz? diye biz,

Aramızda az önce, bahse girdik ikimiz.

 

Ve lakin bir hakeme ihtiyaç oldu elbet.

Siz yaşlı, tecrübeli bir kişisiniz gayet.

 

Birer abdest alalım ikimiz ayrı ayrı.

Hangisi daha doğru, siz verin bu kararı.

 

Bakalım ki, bu bahsi hangimiz kazanacak?

Sizin hakemliğiniz, buna ölçü olacak.)

 

Sonra da, şartlarına eyleyip tam riayet,

Aldılar ikisi de mükemmel birer abdest.

 

Dikkat etti ihtiyar onların abdestine.

Vakıf oldu böylece işin hakikatine.

 

Dedi: (İkinizin de, çok doğru abdestiniz.

Nasıl abdest alınır, bana da öğrettiniz.

 

Ben, bu yaşıma kadar, almışım noksan abdest.

Bütün edeblerine etmemişim riayet.

 

Şimdi, sizden öğrendim doğrusunu bu işin.

Çok teşekkür ederim sizlere bunun için.)

 

Çocukların bu üstün edep ve akılları,

Şaşırttı, hayran etti onlara ihtiyarı.

 

Hem hazret-i Hüseyin, abdeste kalktığında,

Titremeye başlardı her azası anında.

 

Yani benzi sararır ve titrerdi korkudan.

Bu halin sebebini, birisi sordu ondan.

 

O dahi buyurdu ki cevaben o sorana:

(Bilir misin ki, kimin çıkarım huzuruna?

 

Allah'ın huzuruna çıkacağım birazdan.

Benzimin sararması ve korkum işte bundan.)

 

Yine bu göz nurumuz, namaza kalktığında,

Titrerdi seccadenin üstünde durduğunda.

 

Namaz vakti gelince, hazret-i Ali dahi,

Allah korkusu ile titrer ve der idi ki:

 

(Rabbimiz, bu kulluğu, dağlara arz etmiştir.

Onlar, bunu almaktan imtina eylemiştir.

 

Bu ağır emaneti, yüklendi sonra insan.

Bunu hakkıyla yapmak, olur mu kolay, asan?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan