ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - HAZRET-İ HÜSEYİN (Radıyallahü Anh)

Yüzü çok nurlu idi

 

Her sabah namazını kıldırınca o Server,

Yüzünü, Eshabına döndürürdü her sefer.

 

Eshap Onu görünce, nurlanırdı kalpleri.

Hemen unuturlardı, üzüntü ve dertleri.

 

Yine sabah namazı kılınmıştı ki bir gün,

Dönmesini bekledi, Sahabe o Resul’ün.

 

Ve lakin Resulullah, Eshabına dönmeden,

Hazret-i Ali ile, çıktı bir şey demeden.

 

Önce anlamadılar niçin gittiklerini.

Bir miktar beklediler dönüp gelmelerini.

 

Resulullah, hazret-i Ali ile beraber,

Hazret-i Fatıma’nın hanesine gittiler.

 

Buyurdu ki: (Ya Ali, ben gireyim içeri.

Sen kapıda bekle de, girmesin başka biri.)

 

Zira yeni doğmuştu torunları Hüseyin.

Melekler, gurup gurup gelirdi tebrik için.

 

Allah'ın Sevgilisi geriye dönmeyince,

Mescitteki Eshabı, merak sardı iyice.

 

Hazret-i Ebu Bekir, sonra Ömer ve Osman,

Geldiler aynı eve, cümle Eshap birazdan.

 

Resul’den izin alıp, hep içeri girdiler.

Ve hazret-i Ali’yi tek tek tebrik ettiler.

 

Teşekkür ediyordu Eshaba o da hemen.

Çok sevinçli olduğu, belli idi yüzünden.

 

İkinci torunları dünyaya gelmiş idi.

Bu yüzden o Server de begayet sevinçliydi.

 

Ve o gün, Hüseyin’i alarak kucağına,

Ezan ve ikameti okudu kulağına.

 

Sonra da seslendi ki: (Ey Hüseyin, bil ki sen,

Cennet çocuklarının seyyidisin şimdiden.)

 

O Server çok severdi hazret-i Hüseyin’i,

Söylerdi ara ara onu çok sevdiğini.

 

Oturttu bir gün onu, sağ dizi üzerine.

Oğlu İbrahim’i de, aldı sol dizlerine.

 

O anda geldi Cibril, dedi: (Ya Resulallah!

Bunlardan birisini alacak senden Allah.

 

Lakin sana bıraktı bu işin seçimini.

Senin arzuna göre, alacak birisini.)

 

Buyurdu ki: (Hüseyin vefat ederse eğer,

Ali ve Fatıma da, buna çok üzülürler.

 

Ama oğlum İbrahim vefat ederse şayet,

Onlardan daha fazla, ben yanarım nihayet.)

 

Allah'ın Sevgilisi böyle istediğinden,

Üç gün sonra İbrahim vefat etti aniden.

 

Hazret-i Hüseyin’in, çok nur vardı yüzünde.

Etraf aydınlanırdı, gece yürüdüğünde.

 

Yaya, yirmibeş defa hac yaptı Medine'den.

Her kişi binse dahi, o binmezdi katiyen.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan