ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

10 - HAZRET-İ HASAN (Radıyallahü Anh)

Resulullaha benzerdi

 

Aliyyül Mürteza’nın ilk ve büyük oğludur.

Ve Resul-i zişanın mübarek torunudur.

 

Ramazan-ı şerifte tevellüd ettiğinde,

Dedesi, kucağına aldı onu ilk günde.

 

Kendi terbiyesiyle yetiştirdi, öğretti.

Bu, çok az kimselere nasib olan devletti.

 

Bir gün hazret-i Hasan, hazret-i Hüseyin’le,

Güreş tutuyorlardı çocukluk günlerinde.

 

Resulullah Hasan’ı teşvik buyuruyordu.

Fatıma merak edip, Resul'e bunu sordu.

 

Dedi ki: (Babacığım, Hasan’ı tutarsınız.

Acaba sebep ne ki böyle davranırsınız?

 

Halbuki Hasan büyük, Hüseyin küçüktür pek.

Daha uygun olmaz mı küçüğe yardım etmek?)

 

Buyurdu ki: (Ey kızım, doğrudur bu dediğin.

Ve lakin Cebrail'den yardım görür Hüseyin.)

 

Ebu Hüreyre der ki: (Nerde görsem Hasan’ı,

Gözlerim yaşla dolar, hatırlarım şu anı:

 

Şöyle ki, o, ufacık bir masumdu, tertemiz.

Kucağına alırdı onu Peygamberimiz.

 

Bakardım küçük Hasan, minnacık elleriyle,

Oynardı dedesinin nurlu sakallarıyle.

 

Öyle çok benzerdi ki yüzü Resulullah'a,

Onun gibi benzeyen bir kimse yoktu daha.)

 

Ebu Bekr-i Sıddık da, bir gün yolda giderken,

Gördü küçük Hasan’ı oturmuş oynar iken.

 

Omuzlarına alıp, babasına döndü ve,

Dedi: (Bu, senden fazla benziyor o Server'e.)

 

Yine hazret-i Hasan ve Abdullah bin Zübeyr,

Bir yolculuk anında biraz mola verdiler.

 

Büyükçe bir hurmalık vardı yakınlarında.

Oturup dinlendiler, ağaçların altında.

 

Ve lakin hayli kurak, verimsizdi o yerler.

Hurma ağaçlarında meyveden yoktu eser.

 

İbni Zübeyr, Hasan'a eyledi ki şöyle arz:

(Keşke şu ağaçlarda olsaydı hurma biraz.)

 

Derhal hazret-i Hasan, dua etti içinden:

(Ya Rabbi, hurma bitir ağaçların birinden.)

 

O anda yeşillenip, hurma verdi birisi.

Zira kabul olmuştu, onun bu temennisi.

 

Kureyş’ten bir kimse de, olanları görünce,

(Bu, sihirdir) diyerek, çok hayret bildirince,

 

Buyurdu ki: (Bu olan, sihir değil, keramet.

Resul’ün torununun duasıdır bu elbet.)

 

Yirmi kere hac yaptı, hepsinde yürüyerek.

Evlatları vardı hem, sekiz kız, onbeş erkek.

 

Soyundan gelenlere, (Şerif) denir her zaman.

Bizi, şefaatine kavuştursun Yaradan.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan