|
04
- AİŞE-İ SIDDIKA
(Rahmetullahi Aleyha)
Kötülüğe iyilik
Aişe hazretleri şöyle
der ki: (O Server,
Kendisine haksızlık etse
de her kim eğer,
Görmedim hiçbirine
karşılık verdiğini.
Ve asla eli ile,
dövmemiştir birini.)
Bir gün, huzurlarına bir
adam getirdiler.
Ve (Bu, sizi öldürmek
istiyordu) dediler.
O kimseye bakarak,
buyurdu ki: (Ey
insan!
Korkma, sana bir ceza
vermeyeceğim şu an.)
Aişe validemiz
naklediyor ki yine:
Asla sert söylemezdi
Resulullah birine.
Kureyş müşriklerinden
bir kişinin, bir zaman,
Az alacağı vardı Resul-i
kibriyadan.
Ve lakin vadesine var
iken henüz üç gün,
Geldi talep etmeye,
yanına o Resul’ün.
Birkaç Eshabı ile, bir
yerde otururken,
Mübarek yakasına yapışıp
çekti birden.
Ve (Ey Abdülmuttalip
oğulları, acep siz,
Borcunuzu, vaktinde
niçin ödemezsiniz?)
Diyerek, hakarette
bulundu kendisine.
Sükutu tercih etti
Peygamberimiz yine.
Lakin hazret-i Ömer,
buna dayanamadı.
Ağır ve sert şekilde,
kâfiri azarladı.
Ve lakin bunu dahi, o
Sevgili Peygamber,
Hiç uygun görmeyerek,
buyurdu ki: (Ya Ömer!
Öyle yapacağına,
deseydin ki bana sen:
Borcunu ödemede, az daha
davran erken.
Onu da, şu şekilde
edebilirdin ikaz:
Alacak ister iken,
insanca davran biraz.
Evet, benim şu kadar
borcum var kendisine.
Lakin henüz üç gün var
vadenin bitmesine.)
Yine Peygamberimiz
vefakâr idi ki pek,
Bu da, her hali gibi
bizlere oldu örnek.
Sahabe-i kiramdan Enes
bin Malik der ki:
Bir hediye gelseydi o
Server'e eğer ki,
Buyururdu ki: (Onu,
filan kadına verin.
Zira arkadaşıydı o kadın
Hatice'nin.)
Hatice validemiz onu
severdi diye,
Ona gönderiyordu
gelseydi bir hediye.
Nitekim Aişe-i Sıddıka
da, bu babta,
Diyor ki: (Hatice'ye
ediyorum çok gıbta.
Çünkü Resul-i ekrem,
ondan çok bahsederdi.
Onu çok sevdiğini, zaman
zaman söylerdi.
Ve mesela ne zaman
kesilseydi bir koyun,
Akrabasına dahi
gönderirdi hep onun.
Hatta Resul-i ekrem,
bütün yakınlarını,
Çok sever ve sorardı,
sık sık hatırlarını.
Hısım akrabasının,
razıydı herbirinden.
Ve hiç üstün tutmazdı,
birini diğerinden.) |