|
03
- FATIMAT-ÜL ZEHRA
(Rahmetullahi Aleyha)
Ehl-i beytime dokunan
kimseye, kıyamet günü
bunun azabı yetişir.
(Hadis-i şerif)
Toptan mahvolurlardı
Beni Necran diye bir
kavim vardı o zaman.
İman etmiyorlardı bunlar
inatlarından.
Resulullah, onlardan
çağırıp bir heyeti,
Derhal mübahaleye onları
davet etti.
Buyurdu: (Var
mısınız, gelelim bir
araya.
Şöyle dua edelim Allahü
teâlâya:
Kim yanlış yolda ise
içimizden eğer ki,
Allah lanet eylesin
onlara elbette ki.)
Onlar cevap vermeyip,
(Düşünelim) dediler.
Gidip reislerine bunu
haber verdiler.
Bu durum karşısında, çok
korktu reisleri.
Topladı kabilede bulunan
kimseleri.
Şöyle hitab etti ki: (Ey
hıristiyanlar, siz,
Muhammed'in Peygamber
olduğunu bildiniz.
Bir kavim, Peygamberle
mübahale ederse,
O kavim hepsi ölür, sağ
kalmaz hiç bir kimse.
Eğer toptan yok olmak
istemiyor iseniz,
Onunla mübahale etmekten
el çekiniz.)
Ertesi gün gelince,
hıristiyan heyeti,
Gördüler o Serverle
yanında ehl-i beyti.
Hazret-i Hüseyin’i
oturtmuş kucağına.
Ve hazret-i Hasan’ı
alıvermiş yanına.
Hazret-i Ali ile
Fatıma’yı alarak,
Gelmişti Resulullah bir
aile olarak.
Ve şöyle buyurdu ki:
(Şimdi beni dinleyin!
Ben bir dua edeyim,
sizler de âmin deyin.)
O heyetin başkanı,
korkuya kapılarak,
Yanında olanlara dedi ki
son olarak:
(Şu anda, karşımızda var
ki öyle kimseler,
Onlar, Hak teâlâdan her
neyi isteseler,
Mesela deseler ki: Şu
dağ kalksın yerinden.
Onların hürmetine,
kaldırır Allah hemen.
Sonra da deseler ki:
Tekrar gelsin yerine.
Getirir Hak teâlâ,
onların hürmetine.
Onlarla mübahele edersek
eğer şu an,
Şunu iyi bilin ki, hep
oluruz perişan.)
Bu şekilde konuşup,
karar veren o heyet,
Peygamber-i zişan'a
dediler: (Ya Muhammed!
Biz bu babta konuşup,
müşavere eyledik.
Mübahele etmemek yolunda
karar verdik.)
Resulullah onlara
buyurdu ki o zaman:
(Öyleyse iman edip, olun
siz de müslüman.)
Bunu da reddedince,
buyurdu: (Öyle ise,
Savaşa hazır olun, son
ikazdır bu size.)
Dediler ki: (Seninle
savaş da etmeyelim.
İkibin kat elbise, sana
cizye verelim.)
Peygamber Efendimiz,
buna razı oldular.
Kâfirler, böylelikle
helaktan kurtuldular.
|