|
03
- FATIMAT-ÜL ZEHRA
(Rahmetullahi Aleyha)
Zevceni ister misin?
Hazret-i Ali der ki:
(İşbu nikah gününden,
Çok zaman geçtiyse de,
söz olmadı düğünden.
Bir şey buyurmayınca o
Server bizatihi,
Hicabımdan, ağzımı
açamazdım ben dahi.
Ama Resul-i ekrem
tenhada bazan bana,
Şöyle buyururdu ki:
(Ya Ali müjde sana.
Zira senin hatunun, ne
iyi birisidir.
O, cümle hatunların bil
ki seyyidesidir.)
Bir gün hazret-i Ukayl
dedi ki ona bizzat:
(Bu akd-i izdivacdan
memnun olduk biz, fakat,
Muradımız odur ki, bu
iki bahtiyarlar,
Şöyle birbirlerine daha
yakın olalar.)
Dedi: (Evet, ben dahi
böyle istemekteyim.
Lakin Resulullah'tan çok
hicab etmekteyim.)
Sonra kalkıp gittiler o
Server'in evine.
Az sonra rastladılar
yolda Ümmü Eymen’e.
Peygamber-i zişan'ın
dadısıydı bu hatun.
Bu hususta fikrini
sordular bir de onun.
O dedi: (Bu iş için,
lüzum yok gelmenize.
Bunu haber veririm,
öğrenerek ben size.)
Ve onların yanından
ayrılıp Ümmü Eymen,
Ezvac-ı tahiratın yanına
vardı hemen.
Onlar da toplanarak,
çare için bu işe,
Geldiler hep birlikte
hazret-i Aişe’ye.
Hazret-i Hatice'yi
anarak dediler ki:
(O, şu anda hayatta olsa
idi eğer ki,
Olmazdı bizler için,
bugün böyle endişe.
Çünkü o, daha iyi
eğilirdi bu işe.)
Peygamber Efendimiz,
duyunca bu sözleri,
Ağlayıp, yaşla doldu o
mübarek gözleri.
Sonra Resulullah'a, o
mübarek hanımlar,
Dediler ki: (Ali'nin
size arzuhali var.)
O zaman buyurdu ki:
(Çağırın, gelsin hemen!)
O gelince, hanımlar
çıktılar hepsi evden.
O girdi içeriye, mahcub
idi bir hayli.
Buyurdu ki: (Zevceni
ister misin ya Ali?)
Dedi ki: (Anam babam,
canım sana fedadır.
Müsade ederseniz,
muradım bu yoldadır.)
Esma binti Ümeys’e
buyurdu ki o vakit:
(Fatıma'nın evini hazır
eyle, hemen git!)
Esma (Peki) diyerek, o
eve gitti hemen.
Üç adet minder yaptı
hasır ile deriden.
O gün yatsıdan sonra,
Resul-i ekrem dahi,
Gelip yapılanları
gördüler bizatihi.
Üç minderle, bir halı,
yastık ve su kırbası.
İki el değirmeni, bir
testi, bir su tası.
Bir havlu, bir elbise,
bir sedir, bir de
yorgan.
Ev eşyası ve çeyiz,
ibaretti bunlardan. |