|
03
- FATIMAT-ÜL ZEHRA
(Rahmetullahi Aleyha)
Niçin geldin ya Ali?
Peygamber-i zişanın,
kapısını çalarak,
Girdi hazret-i Ali,
içeri utanarak.
Sevgili Peygamberin
oturdu huzurunda.
Hiç bir şey konuşmaya
gücü yoktu o anda.
Peygamber Efendimiz ona
şöyle sordular:
(Niçin geldin ya Ali,
bir ihtiyacın mı var?)
Dedi: (Ya Resulallah,
malumdur hazretine.
Vermişti babam beni,
zatının hizmetine.
Hazretinden gördüğüm
iyilik ve ihsanlar,
Öyle çok ki, yapamaz
bunu başka insanlar.
Bendeniz, her hususta
muhtacım hazretine.)
Bu kadar arz eyledi ve
sükut etti yine.
Buyurdu ki: (Herhalde
Fatıma'yı istersin.
Ve lakin söylemeye
benden hicab edersin.)
Allah'ın Sevgilisi ona
böyle deyince,
O, (Evet) diyebildi,
utanmıştı iyice.
Bunu, Fatıma’ya da
duyurdu Resul hemen.
Hazret-i Fatıma da sükut
etti cevaben.
Buyurdu ki: (Ya Ali,
senin, para edecek,
Neyin var mihr olarak
Fatıma'ya verecek?)
Dedi: (Ya Resulallah,
yanımda şimdi benim,
Sadece bir atımla, var
bir zırhlı gömleğim.)
Buyurdu ki: (Ya Ali,
lazım olur sana at.
Ve lakin zırhlı olan
gömleğini götür sat.)
Hemen (Peki) diyerek
Allah'ın Habibine,
Gönderdi birisiyle zırhı
pazar yerine.
O gün hazret-i Osman
yaparken pazarını,
Görüp, tanıdı hemen
Mürteza'nın zırhını.
Onu satan tellala sordu
ki varıp derhal:
(Sahibi, bu zırh için ne
istiyor ey tellal?)
(Dörtyüz dirhem)
deyince, dedi ki o
tellala:
(Bunu ben, bu fiyata
alıyorum pekala.)
Parasını ödeyip, o zırhı
aldı hemen.
Yanına dörtyüz dirhem
koyarak ayriyeten,
Götürüp verdi o gün hem
hazret-i Ali’ye,
Dedi: (Layık değildir bu
zırh senden gayriye.
Bu dörtyüz dirhemle de,
hallet düğün işini.
Kusuru oldu ise, affet
bu kardeşini.)
Ali bin ebi Talip, o
zırhı aldı yine,
Geldi Resulullah'ın
mübarek hanesine.
Durumu arz edince, gayet
memnun oldular.
(Cennette arkadaşım
Osman'dır)
buyurdular.
Bilal-i Habeşi’ye, o
paradan birazcık,
Vererek buyurdu ki:
(Ya Bilal, çarşıya çık.
Biraz gülsuyu ile, biraz
da bal satın al.
Ve bir kapta ezerek, bal
şerbeti yap derhal.
Zira Fatıma ile Ali’nin
nikahları,
Yapılacak, davet et
Muhacir ve Ensarı.)
Bilal-i Habeşi de
dışarıya çıkarak,
Bu nikah haberini
bildirdi dolaşarak. |