|
02
- HATİCET-ÜL KÜBRA
(Rahmetullahi Aleyha)
Hüzün senesi
Hatice validemiz
radıyallahü anha,
Yok idi hatunlardan
akıllı ondan daha.
Hem cemal, hem kemali
üstün idi herkesten,
Asil ve temiz idi, haseb
ile neseb’ten.
Şereflendikten sonra
Resul’ün nikahıyla,
Kıymeti, bir kat daha
yükselip oldu a’la.
Hazret-i Peygambere,
Allahü teâlâdan,
(İslamı tebliğ eyle!)
emri geldiği zaman,
Resulullah, hemence
başladı tebliğine.
İlk önce Hatice’yi davet
etti dinine.
O dahi, en ufak bir
tereddüt göstermeden,
Allah'ın Resulünü tasdik
etti gönülden.
Kadınlardan, Resul’e
iman eden ilk önce,
Hatice validemiz olmuş
oldu böylece.
O Server, o gün onu
yanlarına aldılar.
Hira mağarasının
yakınına vardılar.
Geldiler Cebrail'in
akıttığı çeşmeye.
Tarif etti abdesti,
hazret-i Hatice'ye.
Resulullah'ın kalbi,
incinseydi bir şeyden,
Hazret-i Hatice’ye
söylerdi önce hemen.
Zira yoktu o vakit
gidecek başka yeri.
Onun tesellisiyle
rahatlardı kalpleri.
Allah'ın Resulü’ne çok
hizmet ettiğinden,
Rabbimiz de hoşnut ve
razıydı kendisinden.
Hatta selam gönderdi
Rabbimiz bir gün ona.
Kavuştu böylelikle
Rabbin iltifatına.
Resul’ün dert ortağı,
zevcesi ve sırdaşı,
Ve yirmi dört senelik
bir hayat arkadaşı,
Olan asil ve temiz, o
hazret-i Hatice,
Vefat etti nihayet
hicretten üç yıl önce.
Ramazanda, altmışbeş
yaşında etti vefat.
Elleriyle defnetti onu
Fahr-i kainat.
Onun ayrılığına pek
fazla üzülmüştü.
Hatta Ebu Talip de aynı
sene ölmüştü.
Resulullah o sene, pek
çok üzüldüğünden,
(Senet-ül hüzün) dendi o
seneye bu yüzden.
Özellikle hazret-i
Hatice’nin vefatı,
Üzüntüye boğmuştu
Server-i kainatı.
Çünkü herkesten önce, o
iman eylemişti.
Resul-i müctebayı, ilk o
tasdik etmişti.
Herkes eza ederken
Allah'ın Habibine,
O, ferahlık verirdi Onun
nurlu kalbine.
Hem dahi nesi varsa,
malı, mülkü, serveti,
Din-i islam uğrunda
harcayıp feda etti.
Ayrıca gecesini, katarak
gündüzüne,
Severek hizmet etti
Allah’ın Resulüne.
Onu, bir kere bile
katiyen üzmemişti.
Ve hatta hatırından bile
geçirmemişti. |