ŞİİRLERLE MENKIBELER

ESHÂB-I KİRAM

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - ABDURRAHMAN BİN AVF       (Rahmetullahi Aleyh)    

Hepsi iman etti

 

Bu mübarek sahabi, uzun boylu ve beyaz, 

Yakışıklı bir zattı, akıllı, kadirşinas.

 

O, hazret-i Ömer’in yakın arkadaşıydı.

Veziri, müşaviri, sırdaş ve yoldaşıydı.

 

Nitekim o büyüğün halifelik devrinde,

Medine'ye, bir kervan geldi günün birinde.

 

Abdurrahman bin Avf’a giderek hemen o an,

Dedi: (Şehir dışında, konaklamış bir kervan.

 

Gel, seninle kervanı bekleyelim bu gece.

Beldemizde bir zarar görmesinler böylece.

 

Eşkiyadan, hırsızdan görürlerse bir zarar,

Yarın mahşer gününde, bunu bizden sorarlar.

 

Gerçi bunlar, müslüman değiller, hepsi kâfir.

Ve lakin şehrimize gelmişlerdir misafir.

 

Çok kıymetli mallarla yüklüdür kervanları.

Bizlere emanettir canlarıyla malları.

 

Zira islamın emri şöyledir ki her zaman,

Misafir olanlara verilmez zarar, ziyan.)

 

Abdurrahman ibni Avf, der ki: (Ben, bu teklife,

Dedim: Peki gidelim, sen emret ey Halife!)

 

O kervanı o gece, bekledik sabaha dek.

Lakin biri farketmiş, bizi takib ederek.

 

Sonra, diğerleri de olmuş buna muttali.

Kendi aralarında konuşmuşlar bu hali.

 

Demişler: (Nasıl olur, koca halife Ömer,

Bizim kervanımıza nasıl bekçilik eder?

 

Halbuki muhaliftir dinimiz, dinlerine.

Buna rağmen o bizzat beklemiş bizi yine.

 

Bu, ne ince düşünce, ne nezaket, ne ahlak.

Demek ki islam dini böyle diyor muhakkak.)

 

Böylece hayran olup hepsi islamiyet’e,

Topyekün iman edip, geldiler hidayete.

 

Ve yine bu sahabi nakleder ki şöylece:

Şehri dolaşıyorduk Ömer ile her gece.

 

Lakin belli bir yere gelince, istisnasız,

(Sen burada dur!) deyip, giderdi kendi yalnız.

 

Ben orada bekler ve girmezdim o sokağa.

Niçin gittiğini de, çekinirdim sormaya.

 

Vefat ettikten sonra, o yere gittiğimde,

Bir pir-i fani gördüm hanelerin birinde.

 

Derdi ki: (Bütün gece bekledim Ömer'i hep.

Gözlerim yolda kaldı, gelmedi, neden acep?)

 

Ben, mecburen söyledim (O vefat etti) diye.

O, (Vah Ömer!) diyerek, başladı inlemeye.

 

Ellerini kaldırıp, dedi ki: (Ya ilahi!

Madem ki gitti Ömer, yaşatma beni dahi.)

 

Ellerini duadan indirince yaşlı zat,

Duası kabul olup, vefat etti o saat.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan