|
01
- ABDURRAHMAN BİN AVF
(Rahmetullahi Aleyh)
Doğru söylemiş
Bu mübarek sahabi
anlatır ki şöylece:
Bir köye gidiyorduk Ömer
ile bir gece.
Sırtında su tulumu var
idi kendisinin.
Bir ara koydu yere,
biraz dinlenmek için.
Ben, hemen kendisine
eyledim ki şöyle arz:
(İzin ver, taşıyayım
tulumu ben de biraz.)
Lakin kabul etmedi bu
teklifimi benim.
Dedi: (Kendi yükümü, ben
taşımak isterim.
Taşırsan bu dünyada sen
Ömer'in yükünü,
Kim taşır günahını yarın
kıyamet günü?)
Dedim ki: (Hafif olur o
gün sizin yükünüz.
Zira Resulullah'ın
izinde yürüdünüz.)
Buyurdu: (Kurtulursa
mahşerin şiddetinden,
Anla ki, gitmiş Ömer
Peygamberin izinden.)
Henüz iman etmeden yine
bu mübarek zat,
Zaman zaman Yemen’e
yapıyordu seyahat.
Humeyrî adında bir kimse
vardı o yerde.
Hep onun misafiri olurdu
her seferde.
Yine bir defasında,
Yemen'e gittiğinde,
Misafir olmuş idi bu
kimsenin evinde.
Kendisine dedi ki ev
sahibi Humeyrî:
(Gel, vereyim sana ben,
bir müjdeli haberi.
Hak teâlâ, Mekke'de
gönderdi bir Peygamber.
O zat, puta tapmayı
katiyetle men eder.
Halkı, putperestlikten
çağırıyor hak dine.
Acele et, sen dahi katıl
Onun dinine.)
Bir kaç beyit okuyup,
tembih eyledi ki hem:
Gidince, bu beytleri o
zata oku lütfen.
Alınca Humeyri'den ben
bu güzel haberi,
İşimi bitirmeden,
Mekke'ye döndüm geri.
Hemence Ebu Bekr’in
giderek hanesine,
Ondan duyduklarımı
naklettim kendisine.
Çünkü biliyordum ki,
hazret-i Ebu Bekir,
Akl-ı selim sahibi,
akıllı bir kimsedir.
Dedi: (Doğru söylemiş,
Muhammed’i, Rabbimiz,
Peygamber gönderdi ki,
tasdik ettik Onu biz.)
Oradan ayrılarak, vardım
Resulullah'a.
Kendisine hiç bir şey
söylemeden ben daha,
Güzelce karşılayıp,
tebessüm eylediler.
Bana, (Ya
Abdurrahman, iman eyle!)
dediler.
Ben delil isteyince,
buyurdular ki bana:
(Humeyrî, benim için ne
teslim etti sana?)
Ben hemen hatırlayıp,
okudum o beytleri.
Arz ettim hem de onun
verdiği müjdeleri.
Sonra, can-ü gönülden
ben dahi ettim iman.
Peygamber Efendimiz
buyurdu ki o zaman:
(Çok kimseler vardır ki,
beni görmemişlerdir.
Lakin nübüvvetimi tasdik
eylemişlerdir.) |