ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HAZRET-İ ALİ (Radıyallahü Anh)

Allahü teâlâ, sizin üzerinize namazı, orucu, haccı ve zekatı farz ettiği gibi, Ebu Bekr’i, Ömer’i, Osman’ı ve Ali’yi sevmenizi de farz kıldı. Her kim bu dördünden birine düşmanlık ederse, Allahü teâlâ onun namazını, orucunu, zekatını ve haccını kabul etmez. (Hadis-i şerif)

 

Sen peygamber misin? 

 

Birgün Peygamberimiz, Allah’ın Arslanı'na,

Şöyle sual etti ki: (Ya Ali, söyle bana!

 

Altıyüzbin koyun mu, benden talep edersin,

Altıyüz bin öğüt ve nasihat mi istersin?)

 

Peygamber-i zişanın sualine cevaben.

(Altıyüzbin nasihat isterim) dedi hemen.

 

Buyurdu ki: (Uyarsan, eğer şu altısına,

Altıyüzbin nasihat yerine geçer sana.

 

Herkes nafilelerle meşgul olduğu zaman,

Sen, farz ibadetleri ifa et muntazaman.

 

Herkes dünya işiyle meşgul olduklarında,

Sen, cenab-ı Allah’ı hatırla her anında.

 

Yani uğraşırken de dünya işleri ile,

Allahü teâlâyı, unutma bir an bile.

 

Herkes araştırırken, başkasının aybını,

Sen, araştır sadece kendi ayıplarını.

 

Ve Herkes, insanların rızasını ararken,

Allahü teâlânın rızasını ara sen.

 

Herkes uğraşır iken, çok amel yapmak için,

Sen, halis olmasına dikkat et her işinin.

 

Herkes dünyayı sevip, onu imar ederken,

Dinini imar eyle, ziynetlendir onu sen.)

 

Bir gün Hazret-i Ali, Sıffine gidiyordu,

Lakin yol esnasında, susadı bütün ordu.

 

Aradılar ise de, su yoktu oralarda.

Yerde, büyük bir kaya gördüler o arada.

 

Onu kaldırmak için, uğraştılar bayağı.

Kımıldatamadılar yine de o kayayı.

 

Lakin Hazret-i Ali, gelerek tek başına,

Kaldırınca, altından su fışkırdı dışına.

 

Yine o yakınlarda, vardı ki bir kilise,

Otururdu içinde, yaşlı bir rahip kimse.

 

O bunu görür görmez, oraya koştu derhal.

Ve (Sen peygamber misin?) diyerek etti sual.

 

Cevaben buyurdu ki: (Ben peygamber değilim.

Lakin son peygamber’in, varis ve vekiliyim.)

 

Rahip, onun elini tutarak sevincinden,

Şehadeti okuyup, müslüman oldu hemen.

 

Dedi: (Biz okuduk ki semavi kitaplarda,

Güzel bir pınar vardır, bu kayanın altında.

 

Velakin o kayayı kim kaldırabilirse,

Ya peygamber, ya onun vekilidir o kimse.

 

Burada, bunun için yıllardır bekliyordum.

Sen onu kaldırınca, aradığımı buldum.

 

Zaten bu kilise de, yapıldı bundan sebep.

Yıllardır çok rahipler, bekledi burada hep.)

 

Ali bin ebi Talip, bunları işitince,

Ağlayıp, gözlerinden yaşlar aktı bir nice.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan