|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
Hizmetçisi
böyle olursa
Ömer ibnil Hattab’ın, bir
hizmetçisi vardı.
Bir gün, Resulullahın
huzurlarına vardı.
Dedi: (Ya Resulallah, bir
acayip hadise,
Oldu ki, geldim onu, haber
vereyim size.
Ben, efendim Ömer'in
evinde bulunurken,
Biraz ekmek pişirmek
istedim sabah erken.
Lakin odun yok idi,
hurmalığa koşturdum.
Biraz odun toplayıp, bir
yığın oluşturdum.
Götürmeye, takatim
yetişmedi hiç fakat.
O sırada gördüm ki,
geliyor atlı bir zat.
Çok nurani biriydi,
yaklaşıp bana derhal,
(Resulullah nasıldır?)
diyerek etti sual.
Dedim ki: (Pek iyidir,
bize cennet müjdeler.
Cehennemden korkutup,
günahlardan men eder.)
Dedi ki: (Eğer bugün,
varırsan huzuruna,
Sen, benim tarafımdan,
şunları söyle ona.
De ki: Cennet meleği,
Rıdvan selam ediyor.
Onun nübüvvetine, çok
sevindim ben diyor.
Yarın onun ümmeti, üç
kısım olacaktır.
Bir kısmı, hiç hesapsız
cennete konacaktır.
Bir kısmının hesabı, geçer
kolay ve asan.
Onlar dahi Cennete
girerler hep o zaman.
Ümmetinden vardır ki, çok
asi olanlar da,
Senin şefaatinle,
kurtulurlar onlar da.
Ümit ediyorum ki, yani
Resulullahın,
Ümmetinden hiç kimse, hiç
zayi olmaz yarın.)
Resulullah bunları,
duyunca hizmetçiden,
Çok sevinip, başını
secdeye koydu hemen.
Sonra da buyurdu ki:
(Hamd olsun Rabbimize.
Rıdvan'ın dili ile,
müjdeler verdi bize.)
Hizmetçi devam edip, dedi:
(Ya Resulallah!
Daha garip hadise oldu
hatta bu sabah.
Ben, o odun dengini
kaldırmak arzu ettim.
Fakat çok ağır idi, takat
getiremedim.
O zaman baktı Rıdvan bir
bana, bir oduna,
(Götüremiyor musun?)
diyerek sordu bana.
(Evet, çok ağır oldu)
deyince ben cevaben,
Kamçısıyla bir taşa,
işaret etti hemen.
O, bu emri verince, taş
oynadı yerinden.
Adam gibi koşarak, yanıma
geldi hemen.
Odunları yüklenip, yürüdü
ileriye.
Az sonra bir de baktım,
dönüp geldi geriye.
Ben oradan ayrılıp, evime
vardığımda,
Gördüm o odunları, kapının
kenarında.)
Bu hususta âlimler
buyuruyor ki: (Bakın!
Böyledir hizmetçisi, işte
İbni Hattab'ın.
Böyle üstün olursa
hizmetçisi velhasıl,
Onun Efendisini düşünün
bir de asıl.)
|