ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - HAZRET-İ ÖMER (Radıyallahü Anh)

Selamını geç aldı

 

Bir gün Hazret-i Osman, bir akşam vakti idi.

Ömer ibnil Hattab’ın, ziyaretine gitti.

 

Selam verip oturdu Halifenin yanına.

Lakin o, selamını, almadı tam anında.

 

İki kandil vardı ki önünde Halifenin,

Biri, devlet malıydı, ötekiyse kendinin.

 

O anda. beytülmalın kandili yanıyordu.

Anladı ki, devlete ait iş yapıyordu.

 

Az sonra, o kandili söndürdü İbni Hattab.

Öbürünü yakarak, selama verdi cevap.

 

Lakin geciktirmişti cevabı az bir zaman.

Bu işi merak edip, sordu Hazret-i Osman.

 

Dedi ki: (Ey Halife, selam verdim girince.

Niçin cevap vermedin, anında işitince?)

 

Buyurdu ki: (Ya Osman, az önce yanan kandil,

Beytülmala aitti, şahsımın malı değil.

 

Sen odaya girip de, tam selam verdiğin an,

Devletin bir işini yapıyordum o zaman.

 

Beytülmalın kandili yanıyordu önümde.

Onu, hiç şahsım için kullanmadım ömrümde.

 

Az bir işim kalmıştı, bitirip hemen onu,

Söndürdüm akabinde, beytülmalın mumunu.

 

Benimkini yakarak, cevap verdim acele.

Lakin biraz gecikti, hakkını helal eyle.)

 

Bir gün de, bir müslüman, kızarak zevcesine,

Geldi hemen Hazret-i Ömer’in hanesine.

 

Zira sinirlenmişti hanımına begayet.

Geldi ki, Halifeye, etsin onu şikayet.

 

Lakin o, varır varmaz tam kapının yanına,

İçerden, bazı sesler erişti kulağına.

 

Zevcesi, yüksek sesle, ona bağırıyordu.

O ise sükut edip, hiç cevap vermiyordu.

 

O, bu hali görünce, düştü büyük hayrete.

Zira o, zevcesini gelmişti şikayete.

 

Vaziyeti görünce, vazgeçti şikayetten.

Kapıyı da çalmayıp, geriye döndü hemen.

 

Lakin Hazret-i Ömer, görmüştü gittiğini.

Çağırıp sual etti, ne için geldiğini.

 

O dedi: (Gelmiştim ki, ben zat-ı alinize,

Hanımımdan, şikayet edeyim biraz size.

 

Ve lakin içeriden duyunca o sözleri,

Bu fikrimden vazgeçip, kapıdan döndüm geri.)

 

Ona, Hazret-i Ömer buyurdu: (Ey müslüman!

Zevcemin, üzerimde hakkı vardır her zaman.

 

Her türlü hizmetimi, severek yapar benim.

Ben de, kusurlarını bağışlar, affederim.)

 

Dedi ki: (Öyle ise, affettim ben de onu.

Artık görmeyeceğim, zevcemin kusurunu.) 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan