|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
Hazret-i Ömer, ömre
yapmak için
Resulullahtan izin
istediğinde, kendisine
izin verdi ve (Ey
kardeşim, dua ederken
bizi unutma!) buyurdu
Hususi nazar etti
Hazret-i Ömer Faruk,
naklediyor ki bizzat:
Bana şöyle buyurdu, bir
gün Fahr-i kainat:
(Ya Ömer, Cibril bana
geldiğinde bir günü,
Sordum, senin göklerde
olan üstünlüğünü.
Dedi: Ya Resulallah,
Ömer’in, göklerdeki,
Kıymeti, üstünlüğü çok
fazladır, şöyle ki,
Onun vasıflarını,
dokuzyüz elli sene,
Size ben, hiç durmadan
anlatsam, bitmez yine.)
Ömer ibnil Hattab’ın,
kıymeti hakkında hem,
Şöyle buyurmuşlardır,
Eshaba Fahr-i âlem:
(Ömer’in gadabından
korkunuz, çekininiz!
O, gadaba gelince,
gadaplanır Rabbimiz.)
Bir gün de genç birisi,
Sahabe-i kiramdan,
Ebu Zer Gıfari’ye,
gelmiş idi bir zaman.
Ona rica etti ki: (Ey
genç, bana dua et.
Ki, senin duan ile,
olunayım mağfiret.)
Genç, buna çok şaşırıp,
arz etti ki: (Efendim!
Bu halimle ben size,
nasıl dua ederim?
Siz ki, hizmet ettiniz o
Resule ihlasla.
Sohbette bulundunuz
bizlerden daha fazla.)
Ebu Zer, ısrar ile
edince dua talep,
Genç dedi: (Ne iyilik
gördünüz bende acep?)
Dedi: Senin hakkında,
bir gün Hazret-i Ömer,
Demişti ki: (Bak şu
genç, iyidir ya Eba
Zer!)
Resul de buyurdu ki,
Sahabe-i güzine:
(Hak söz, kondu Ömer’in
dilinin üzerine.)
Onun iyi dediği, iyi
kimsedir elbet,
Dua et, Rabbim beni,
etsin af ve mağfiret.)
Yine Hazret-i Ömer, bir
yolda yürür iken,
Ebu Zer Gıfari’yi, gördü
ve durdu birden.
Ebu Zer de durdu ve
müsafeha eyledi.
Kendisine: (İslamın
kilidisin sen!) dedi.
(Niçin böyle söylersin?)
deyince ona fakat,
Dedi: Hatırlar mısın,
bir gün Fahr-i kainat,
Eshaba buyurdu ki:
(Aranızda fitneler,
Çıkıp yayılmasından
korkuyorsanız eğer,
Olursunuz Ömer’in
yanında emniyette.
Ya Ömer, sen islamın
kilidisin elbette.)
Bir gün de, Eshabının
arasında o Server,
Ömer ibnil Hattab’a,
bakıp gülümsediler.
Sonra buyurdular ki o
Resul-i mücteba:
(Ya Ömer niçin güldüm,
bilir misin acaba?)
Dedi ki: (Onu, Allah ve
Resulü bilirler.)
O zaman Resulullah,
buyurdu ki: (Ya Ömer!
Bu gece, Arafat’ta
toplanınca insanlar,
Allah, hepsine birden,
bir defa etti nazar.
Sana ise, hususi nazar
etti ayrıca.
Onun için güldüm ben,
bunu hatırlayınca.) |