|
02 - HAZRET-İ ÖMER
(Radıyallahü Anh)
Lebbeyk diye bağırdı
Ömer Faruk, halife
olmuştu ki ilk daha,
İslam askerlerini,
gönderdi bir cihada.
Bir ay geçmiş idi ki, o
günün üzerinden,
Halife, Cuma günü,
minberin üzerinden,
Bir ara, birdenbire
sesini yükselterek,
Bağırdı iki kere, (Lebbeyk!
Lebbeyk!) diyerek.
Devam etti ise de
hutbeye yine, fakat,
Neydi bunun hikmeti?
Anlamadı cemaat.
O günün tarihini,
kaydettiler bir yere.
Nihayet döndü ordu
gazadan bir zaferle.
Kumandan, pek sevinçli
anlatırken ahvali,
Halife, çok üzgün ve
sinirliydi bir hayli.
Buyurdu: (Mühim değil
anlattığın bu şeyler.
Asıl şunu söyle ki,
nasıl boğuldu o er?)
Arz etti: (Ey Halife,
içyüzü şu ki işin,
O asker girdi suya,
dibini ölçmek için.
Velakin yüzmesini
bilmiyormuş o meğer.
Bağırdı can havliyle,
iki defa (Ya Ömer!)
Size, isminiz ile
seslendi o mücahid.
Sonra da boğularak,
malesef oldu şehid.)
Halifelik devrinde,
Hazret-i Ömer, yine,
Gönderdi ordusunu,
kâfirler üzerine.
Hazret-i Sariye’yi,
başkumandan seçerek,
Uğurladı onları, dualar
eyleyerek.
Vardı islam ordusu,
muharebe yerine.
Kurdular karargahı, bir
dağın eteğine.
Lakin bir Cuma günü,
istirahat anında,
Pusu kurdu kâfirler,
dağın öbür yanında.
Cuma vakti idi ki,
Halife, tam o saat,
Hutbe okuyor idi,
minberde kendi bizzat.
Hak teâlâ, gözünden
kaldırdı perdesini.
Gördü o kâfirlerin, bu
korkunç hiylesini.
Ve şöyle bağırdı ki,
hutbenin arasında:
(Ya Sariye, düşman var o
dağın arkasında!)
Bir aylık mesafeden,
Halifenin sesini,
İşitince Sariye, anladı
gafletini.
Daha önce davranıp,
saldırıya geçtiler.
Böylece kâfirleri,
perişan eylediler.
Ve lakin cemaati,
sarmıştı ki bir merak:
Halife, niçin böyle
seslendi bağırarak?
Sariye hazretleri, vakta
ki döndü geri.
Anlattı Sahabeye, olan
hadiseleri.
Dedi: Cuma vaktiydi,
konduk dağlık bir yere.
Halifenin sesini,
işittim birdenbire.
Evet bu, Halifenin sesi
idi hakikat.
Diyordu: (Ya Sariye,
düşman var, dağa
dikkat!)
Dağı arkaya alıp, hücum
ettik küffara.
Düşürdük biz onları,
kurdukları tuzağa. |