|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
İslamla şereflenmesi
Server-i kainata,
gelince Peygamberlik,
Hatice validemiz, iman
etti ona ilk.
Resul'ün tebliğine, hiç
tereddüt etmeden,
(Peki!) deyip, imanla
şereflendi ilk günden.
Abdest almasını da,
öğrenip ondan bizzat,
Sonra namaz kıldılar
birlikte, iki rekat.
Ondan sonra Resul'e, ilk
önce iman eden,
Arkadaşı, Hazret-i Ebu
Bekir’dir hemen.
O, bir rüya görmüştü,
tam yirmi sene önce.
Gökten, dolunay inip,
parçalandı hemence.
Evlerin üzerine düştü
hem o parçalar.
Sonra, hepsi birleşip
yükseldi göğe tekrar.
O sabah, heyecanla
uyanıp çıktı evden.
Bir yahudi âlime,
anlattı bunu hemen.
O dedi: (Bu, karışık
rüyadır, tabir olmaz.)
Bu sefer Bahira’ya gitti
ve eyledi arz.
O dedi ki: (Kureyş’ten,
bir Peygamber çıkacak.
Onun hidayet nuru, her
yere yayılacak.
Sen, onun hayatında,
olacaksın veziri.
Vefatından sonra da,
olursun halifesi.)
Sevinip, hayret etti
onun bu tabirine.
Yirmi sene, bunu hiç
anlatmadı birine.
Vakta ki Resulullah,
tebliğ etti dinini.
Hatırladı hemen o
rahibin dediğini.
Koşup geldi Resul'ün
huzuruna anında.
Dedi: (Bir şey işittim,
bugün senin hakkında.
Peygamber olduğunu
dermişsin Kureyş’e sen.
Hemen koşup geldim ki,
duyayım bizzat senden.
Lakin her Peygamberin,
Peygamber olduğuna,
Delili vardır elbet,
delilin nedir buna?)
Buyurdu ki: (Delilim
şudur ki bunun için,
Sen, yirmi sene önce,
bir rüya görmüş idin.
Bir yahudi âlime, rüyanı
eyledin arz.
O dedi: Bu, karışık
rüyadır, tabir olmaz.
Ayrılıp gittin hemen ve
buldun Bahira’yı.
Ona tabir ettirdin, bu
sefer o rüyayı.
O dedi ki: Kureyş’ten,
bir Peygamber çıkacak.
Hidayetinin nuru, her
yere yayılacak.
Sen, onun tabirine, çok
hayret eylemiştin.
Ve bunu, yirmi yıldır,
kimseye dememiştin.)
Hazret-i Ebu Bekir,
sevindi buna gayet.
Hemen can-ü gönülden,
getirdi bir şehadet.
Dedi: (Ya Resulallah,
şehadet ederim ki,
Sen, Allah tarafından
Resulsün elbette ki.
Senin Peygamberliğin,
elbet hak ve doğrudur.
Nübüvvetinin nuru, bu
cihanı doldurur.)
Böylelikle islamda,
yetişkin kimselerden,
İlk imana gelmekle, o
oldu şereflenen. |