|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Abdullah bin ömer’in
bildirdiği hadis-i
şerifte, Resulullah
Efendimiz bir gün
mescide girdi. Sağında
Ebu Bekir, solunda Ömer
vardı. Ellerinden
tutmuştu. (Kıyamet
günü, kabirden böyle
kalkarız) buyurdu.
Yeter ki siz emredin
Hatice validemiz,
radıyallahü anha
Yok idi hatunlardan
akıllı ondan daha.
Hem de çok güzel idi,
onun hüsn-ü cemali.
Asil ve temiz olup,
üstün idi her hali.
Malı dahi çok olup,
zengindi o zamanlar.
Çok idi bu sebepten, ona
talip olanlar.
Lakin o, hiçbirine
etmedi muvafakat.
Duymadı hiçbirine, bir
ilgi ve iltifat.
Çünkü rüya görmüştü bu
hususta o önce.
Onun tecellisini,
bekliyordu gün gece.
O Server’in hanımı
olmakla şereflenmek
Arzusu, günden güne,
şiddetleniyordu pek.
Bunu, Nefise hatun,
sezip girdi araya,
Geldi bu niyet ile,
Resul-i kibriyaya.
Dedi ki: (Zatınızı,
evlenmekten men eden,
Bir mani varsa eğer,
söyleyin bana lütfen.)
Buyurdu: (Maddi
yönden, elimiz dar bu
ara.
Yani yok elimizde,
yeterli mal ve para.)
Nefise Hatun ise, dedi
ki: (Ya Muhammed!
Mal ve cemal sahibi bir
hatun ile şayet,
Evlenmek isterseniz, ben
hazırım hizmete.
Yeter ki siz emredin, bu
iş olur elbette.)
Buyurdu: (O dediğin,
acep hangi hatundur?)
Dedi: (Hatice’dir ki,
senin de malumundur.)
Ayrılıp buldu sonra,
Hazret-i Hatice’yi.
Gidip, kendi evinde,
verdi ona müjdeyi.
Varaka’yı çağırıp,
Hatice hatun ise,
Olanları anlatıp, dedi:
(Böyle hadise.)
Ayrıca, Resulullah
Efendimize dahi,
Adam salıp, evine
çağırdı bizatihi.
Gidip arzettiler ki
huzur-u saadette:
(Bize teşrif ediniz,
falan gün ve saatte.)
Bu davet karşısında,
amcası Ebu Talip,
Ve sair akrabası,
oldular çok muzdarip.
Zira Resulullahın,
davete gitmek için,
Yok idi elbisesi, iç
yüzü buydu işin.
Satın almaya dahi, yok
idi paraları.
Çaresizlik içinde,
düşünürken bunları,
Yetişti Hızır gibi,
Hazret-i Ebu Bekir.
Dedi: (Üzülmenize, acaba
sebep nedir?)
O Server, Ebu Bekr’e
anlatınca durumu,
Dedi ki: (Sizi üzen
hadise, bir tek bu mu?
Bu iş gayet kolaydır,
üzülmeyin katiyen.
Yeter ki siz emredin,
hallederim bunu ben.)
Bu sözlerden, o Server
ferahladı bu kere.
Pek çok dua eyledi,
Hazret-i Ebu Bekr’e.
Dedi ki: (Sen razı ol
ya Rab Ebu Bekir’den.
Zira esirgemedi
yardımını hiç benden.)
|