|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Hikmeti ne imiş?
Peygamber Efendimiz,
hadis-i şerifinde,
Buyurdu ki: (Kıyamet
günü eriştiğinde,
Dirilmeleri için, tekrar
her bir ölünün,
Hazret-i İsrafil’e,
emreder Allah o gün.
En büyük dört melekten
birisi, bu melektir,
Sur’a üfürmek için, emir
beklemektedir.
O, Sur’a üfürünce,
ruhlar, onun içinden,
Çıkıp, bedenlerine
girerler hepsi birden.
Parça parça olsa da bir
beden o gün hatta,
Bir parçası şarkta ve
birisi olsa garpta,
Hak teâlâ emriyle, ruh
gelip bulur onu.
Ve şaşırmaz hiçbir ruh,
bedeninin yolunu.
Ruhlar, tek tek çıksa da
Sur’a üfürülünce,
Sadece Ebu Bekr’in ruhu
çıkmaz hemence.
O zaman, (Sur içinde bir
ruh kaldı) diyerek,
Hemen ikinci defa,
üfürür Sur’a melek.
Yine de çıkmayınca, Hak
teâlâ o saat,
Şöyle hitap buyurur o
ruha kendi bizzat:
(Ey mutmain olan nefs,
sen Rab’den, Rabbin
senden,
Razı olduğu halde, çık,
Rabbine dön hemen!)
Gelince kendisine, bu
hitab-ı ilahi,
O zaman Sur içinden,
çıkıverir o dahi.
O gün Arş-ı a’laya, üç
adet kürsi gelir.
Habib, Halil ve Sıddık
oraya getirilir.
Konulur o kürsiler,
sağa, sola, ortaya.
Şöyle emir buyurur o
zaman Hak teâlâ:
(Halilim İbrahim’i,
oturtun sağdakine.
Getirin Cenneti de,
Arş’ın sağ canibine.
Hem otursun Habibim
solda duran tahtında.
Tutun Cehennemi de,
Arş’ın sol tarafında.)
Ortadaki kürsiye, oturur
Ebu Bekir,
Bu hal, melaikeye
şaşkınlık, hayret verir.
Derler ki: (Ey Rabbimiz,
bilmeyiz hikmetini.
Sen, Cennet tarafına
gönderdin Halilini.
Halbuki Habibini, biz
üstün bilirdik hep.
Onu, Nar’ın yanına
gönderdin, neden acep?)
Buyurur: (Halilimdir
İbrahim ey melekler!
Benim her isteğimi, o
yapar, ifa eder.
Ve lakin Habibimdir
Muhammed ta ezelden.
Onun her isteğini,
yaparım elbette ben.
Arş’ın sağ tarafında
bulunsun ki İbrahim,
Ümmet-i Muhammed’den,
benim af ettiklerim,
Cennete girerlerken her
biri birer birer,
Halilim İbrahim’i, görüp
öyle gireler.
Habibim bulunsun ki
Cehennemin yanında,
Ateşe girenleri görür
görmez, anında,
Tutarak, Cehennemden
kurtarsın onu hemen.
Orada durmasının hikmeti
budur zaten.) |