ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

Beni yalnız bırakma!

 

Öyle bir gün idi ki, müminler küffar ile,

Bir temmuz sıcağında, başladılar kıtale.

 

Hem kâfirler ordusu, hem de islam askeri,

Pek kalabalık olup, kuvvetliydi her biri.

 

Öğleyin mücahidler, hücum etti düşmana.

Öyle şiddetlendi ki, karıştı toz dumana.

 

Birkaç sevdiği ile, Resulullah o günde,

Sevkederdi askeri, kumanda mevkiinde.

 

Ebu Bekr, Ömer, Osman, Talha, Said, Ebu Zer,

Resul'ün çadırında, hep birlikte idiler.

 

Fahr-i âlem gördü ki, şiddeti arttı cengin,

Hemen Sa’d ve Said’i, gönderdi yardım için.

 

Müminlerin kuvveti azalınca daha da,

Gönderdi Ebu Zer’le, Hazret-i Talha’yı da.

 

Görünce daha sonra şehid düşen erleri,

Gönderdi cenk yerine, Osman ile Ömer’i.

 

En son, Resulullahın mübarek çadırında,

Hazret-i Ebu Bekir kaldı bir tek yanında.

 

O dahi harbe girip, savaşmak istiyordu.

Ve lakin Resulullah, müsade etmiyordu.

 

En şiddetli haliyle devam ederken savaş,

Hazret-i Ebu Bekr’i, sardı birden bir telaş.

 

Ve sabırsızlanarak yerinde için için,

Fırladı biraz sonra, savaşa girmek için.

 

Ve lakin Resulullah, tutarak eteğinden,

Savaşa girmesine mani oldu ve hemen,

 

Buyurdu: (Ya Eba Bekr, şunu bil ki evvela,

Kalbime, vücuduma gelen her dert ve bela,

 

Hafifliyor, görmekle senin hoş cemalini.

Sen de harbe girip de, yalnız bırakma beni.)

 

Hem Abdullah bin Mes’ud adındaki sahabi,

Anlatır yine aynen, yukarıdaki gibi:

 

Ramazan-ı şerifin onyedinci gününde,

Hazır bulunuyorduk, meşhur Bedir harbinde.

 

Yoktu ordu içinde, benden zayıf mücahid,

Lakin ben öldürmüştüm, Ebu Cehl’i o vakit.

 

Geldik karşı karşıya kâfirlerle biz o gün.

Hazret-i Ebu Bekir, yanındaydı Resul'ün.

 

Oğlu, henüz islamla olmamıştı müşerref.

Düşman cephesindeydi bu sebepten malesef.

 

Görür görmez oğlunu, kâfirler arasında,

Hem de küffarın başı, Ebu Cehl’in yanında,

 

Sıddıklık damarları kabararak o saat,

Öldürmeyi istedi, oğlunu kendi bizzat.

 

Dedi: (Ya Resulallah, izin verin, gideyim.

Oğlumu, elim ile öldürüp de geleyim.)

 

Buyurdu: (Ya Eba Bekr, harbe girmemelisin.

Bilmez misin sen bana, kulak ve göz gibisin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan