|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Resul’e olan sevgi
Ebu Said-i Hudri, şöyle
rivayet eder:
Bir hadis-i şerifte,
buyurdu ki o Server:
(Hak teâlâ emriyle, o
kıyamet gününde,
Yakuttan üç taht konur,
Arş-ı a’la önünde.
Sağa ve sola konur
kürsilerden ikisi.
Bunların ortasına konur
hem de birisi.
Sağdakine, İbrahim
Halilullah oturur.
Soldaki kürsiye ben,
ortadaki boş durur.
O kürsiye, birazdan
tazim, hürmet ederek,
Ebu Bekr’i getirip
oturtur birçok melek.
Ve nida ederler ki:
(Halil ile Habib'in,
Arasında olması, ne
hoştur Ebu Bekr'in.)
Rivayet ediyor ki, hem
de Ebu Hüreyre:
Şöyle buyurmuşlardır,
Resulullah bir kere:
Ben, mirac gecesinde,
çıktığımda Arş'a dek,
İşittim: (Ya
Muhammed! ya Muhammed!)
diyerek.
Hemence (Lebbeyk!)
diye, cevap verdim
nidaya.
Lakin aynı hitabı,
duydum sonra bir daha.
Hak teâlâ katından,
denildi: (Ya
Muhammed!
Ben Sıddık'ı severim,
sen de eyle muhabbet.)
Yine merak etti ki bir
gün Cibril-i emin:
Sevgisi ne kadardır
Resul'e Ebu Bekr'in?
Bunu anlamak için, girdi
a’ma şekline.
Oturdu Ebu Bekr'in
yolunun üzerine.
Hazret-i Ebu Bekir, o
gün sabah erkenden,
Kıymetli elbiseler
giyinip çıktı evden.
Gördü yolu üstünde
oturan bir a’mayı,
Tam önünden geçerken,
işitti şu duayı:
(Resul'ün aşkı için, kim
birşey verir ise,
Hak teâlâ katında, aziz
olsun o kimse.)
O Resul'ün ismini
duyunca o a’madan,
Üstündeki cübbeyi
çıkarıp verdi o an.
Hem öyle sevindi ki
aldığı bu duaya,
(Bir daha söyle!) diye,
rica etti a’maya.
Tekrar etti Cebrail,
yaptığı bu duayı,
Bu sefer verdi ona,
üstündeki ridayı.
Bir daha söyleterek,
verdi pabucunu da.
Sonunda, tek gömleği
kalmıştı vücudunda.
Cibril, sonra gelerek
huzuruna Resul'ün,
Dedi ki: (Ebu Bekr’i,
imtihan ettim bugün.
Verdi senin aşkına,
cümle elbisesini.
Anladım sana olan, aşırı
sevgisini.)
Aldıklarını verip, dedi
ki: (Ya Muhammed!
Bunları, Ebu Bekr’e sen
tekrar iade et.)
Çağırdı Resulullah,
Hazret-i Ebu Bekr’i.
Vaziyeti anlatıp, onları
verdi geri.
Lakin emir gereği,
onları aldı hemen.
Sonra hediye verdi
fukaraya tamamen. |