|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Allahü teâlâ Ebu Bekr’e
çok rahmet eylesin. Bana
kızını verdi. Beni
Medine’ye götürdü.
(Hadis-i şerif)
Cibril, Dıhye suretinde
Bir hadis-i şerifte,
buyurdu Resulullah:
(Kendisinin nurundan,
yarattı beni Allah.
Sonra benim nurumdan,
yarattı Ebu Bekr'i.
Onun dahi nurundan, halk
etti Aişe'yi.
Mümin kadınların da
hepsini, cenab-ı Hak,
Hazret-i Aişe'nin
nurundan eyledi halk.)
Enes bin Malik dahi,
şöyle rivayet eder:
Hasta olmuşlar idi,
Resulullah bir sefer.
Hazret-i Ebu Bekir, buna
vakıf olunca,
Resul'ü ziyarete gitti
hemen doğruca.
Zira onun adeti şöyle
idi ki zaten,
İyi işi, önce o yapardı
Sahabeden.
Velhasıl o Resul'ün
evine vardığında,
Dıhye-i Kelbi’yi de,
gördü onun yanında.
Resul, onun dizine
dayanmış uyuyordu.
Girer girmez, Dıhye'den,
Resulullahı sordu.
O dedi: (Ey Resul'ün
halifesi, iyidir.)
Taaccüp etti buna
Hazret-i Ebu Bekir.
Dedi ki: (Hak teâlâ,
iyilik versin sana.
Resul'ün halifesi, ne
için dersin bana?)
Dedi: (Hak teâlâya,
yemin ederim ki ben,
En çok seni severim,
hatta her sahabiden.
Çünkü ilk halifesi,
sensin Resulullahın.
Peygamberlerden sonra,
iyisi sensin halkın.
Seni seven kimseler,
mutlaka felah bulur.
Senin yolundan giden,
felaketten kurtulur.
Seni sevmeyenlerse,
ziyandadır muhakkak.
Seni üzen kimseyi, hiç
sevmez cenab-ı Hak.
Seni seven, Resul'ü
sevdiği için sever.
Buğzeden de, Resulü
sevmediğinden eder.
Senin dostun, dostudur
Allah ve Resulü’nün.
Düşmanın da, onların
düşmanıdır büsbütün.
Senin düşmanlarına, hiç
şefaat olunmaz.
Allah’ın rahmetinden,
onlara nasib olmaz.
İşte ya Eba Bekir, sen
böyle bir kimsesin.
Yakın gel, dereceni
yüceltsin Allah senin.)
Hazret-i Ebu Bekir, ona
yaklaştığında,
Dıhye’yi, karşısında
göremedi o anda.
Zira gaib olmuştu
birdenbire ortadan,
Allah’ın Habibi de,
uyandı tam o zaman.
Buyurdu: (Ya Eba
Bekr, az önce uzun uzun,
Sen acaba kiminle, böyle
konuşuyordun?)
Dedi: (Ya Resulallah,
Dıhye vardı burada.
Onunla konuşurdum,
kayboldu bu arada.)
Buyurdu: (Ya Eba
Bekr, o zat, Dıhye
değildi.
Konuştuğun o kişi,
Cibril-i emin idi.
Müjde getirmiş idi, sana
Hak teâlâdan,
Onları sana deyip, gaib
oldu ortadan.) |