|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Kullarımı kime bıraktın?
Rivayet edilir ki Cabir
bin Abdullah'tan:
Resul'ün huzurunda
bulunurduk bir zaman.
Kays denen kabileden,
gelip bazı kimseler,
Sordular o Resul'e bazı
garip sualler.
Ebu Bekr-i Sıddık'a,
buyurdu ki o Server:
(Bunların sualine, bu
günlük sen cevap ver.)
Hazret-i Ebu Bekir,
onlara hemencecik,
Öyle güzel cevaplar
verdi ki açık seçik,
Peygamber Efendimiz,
gayet memnun oldular,
Ve ona, şu şekilde bir
dua buyurdular:
(Ya Eba Bekr, çok güzel
cevap verdin bunlara.
Rıdvan-ı ekber versin,
sana da Hak teâlâ.)
Bu, (Rıdvan-ı ekber)in,
ne demek olduğunu,
Eshap, Resulullahtan
sorunca hemen bunu,
Buyurdu ki:
(Cennette, herkese
cenab-ı Hak,
Tecelli edecektir, hep
umumi olarak.
Ebu Bekr'e, hususi
tecelli edecektir,
Rıdvan-ı ekber'in de,
manası bu demektir.)
Rivayet ediyor ki yine
Ebu Hüreyre:
Cibril, Resulullaha,
gelmiş idi bir kere.
Vahiy getirmiş idi ona,
Hak teâlâdan.
O sırada Ebu Bekr,
geçiyordu oradan.
Cebrail'e sordu ki, ins
ve cin Peygamberi:
(Siz de tanır mısınız
göklerde Ebu Bekr'i?)
Dedi: (Ya Resulallah,
seni bize gönderen,
Allah’a, yemin ile derim
ki elbette ben,
Gökte, daha meşhurdur o,
bu yere kıyasla.
Halim diye tanınır
göklerde daha fazla.)
Ali bin ebi Talib,
rivayet eder ki hem:
Hadis-i şerifinde bir
gün Resul-i ekrem,
Buyurdu ki: (Ruhları,
ezelde cenab-ı Hak,
Cesetlerden, bin sene
önceden eyledi halk.
İki ruh var idi ki
özellikle bunlardan,
En önce, bu iki ruh,
ettiler bana iman.
Birisi, erkeklerden,
ruhuydu Ebu Bekr’in,
Öbürü, kadınlardan
ruhuydu Aişe’nin.)
Abdullah ibni Abbas,
rivayet eder ki hem:
Bir hadis-i şerifte,
buyurdu Fahr-i âlem:
Miracda, vardığımda
Rabbimin huzuruna,
Âlemlerin Rabbinden, bir
nida geldi bana.
Dinledim, Hak teâlâ
buyurdu ki: (Ey
Ahmed!
Kullarımı dünyada, kime
ettin emanet?)
Bu sual karşısında, arz
ettim ki ben dahi:
(Onları, Ebu Bekr'e
bıraktım ya ilahi!)
O zaman Hak teâlâ,
buyurdu: (Ya
Muhammed!
Dünyaya vardığında, ona
benden selam et.
Zira o, kullarımın
üstünü, iyisidir.
Senden sonra, en fazla
sevdiğim birisidir.) |