|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Bir merhamet örneği
Hazret-i Sıddık ile
Hazret-i Ali, bir gün,
Gelip oturmuşlardı,
huzurunda Resul'ün.
O esnada içeri biri
girdi bu kere.
Selam verdi Resul'le,
Hazret-i Ebu Bekr'e.
Farketti ki, ordadır hem
de Hazret-i Ali.
Adam onu görünce,
değişti birden hali.
Benzi beti sararıp,
mahcup oldu be gayet.
Hazret-i Ebu Bekir,
eyledi buna hayret.
Hemen sual etti ki,
Aliyyül Mürteza'dan:
(O, niçin mahcup oldu,
seni gördüğü zaman?)
Dedi: (Yirmibin akçe,
borcu var onun bana.
Bu, sebep olabilir çok
mahcup olmasına.)
Hazret-i Ebu Bekir
üzüldü buna gayet.
Zira pek çoktu onda,
insanlara merhamet.
Huzuruna çağırıp, sordu
ki o kimseye:
(Niçin ödemiyorsun, sen
borcunu Ali'ye?)
Dedi ki: (Ödemeye, yok
bende güç ve takat.
Yoksa, geciktirmezdim
ödemeyi bir saat.)
Buyurdu ki: (Borcunu,
şimdi ben ödeyeyim.
Sen dahi bir arzumu,
yerine getir benim.
Fatiha suresinin, okuyup
bir kısmını,
Hediye eyle bana, ecir
ve sevabını.)
Çok sevindi o kimse,
bunu duyduğu zaman.
Ve lakin okuyunca bir
miktar Fatihadan,
Buyurdu ki: (Devam et,
oku da gel sonuna.
Yirmibin akçe daha,
vereyim ben de sana.)
O şahıs, bitirince
okuyup Fatiha'yı,
Hediye etti ona, kırkbin
akçe parayı.
Yine Resul-i ekrem,
şöyle buyurmuşlardır:
(Sekiz adet Cennette,
birçok kapılar vardır.
Beş vakit namazına
dikkat eden insanlar,
(Namaz) adlı kapıdan,
Cennete çağrılırlar.
Her kim de cihad için,
etmişse fazla gayret,
(Cihad) adlı kapıdan,
olunur o da davet.
Kimler de sadakayı, çok
vermişlerse eğer,
(Sadaka) kapısından,
çağrılırlar bu sefer.
Ve yine bunun gibi, çok
oruç tutanlar da,
(Oruç) adlı kapıdan,
çağrılırlar orada.)
Resul, bu hadisini
buyurduğu saatte,
Hazret-i Sıddık dahi,
var idi cemaatte.
Şöyle arz eyledi ki,
müsade isteyerek:
(Kapıların birinden
çağrılmak zor değil pek.
Acaba bir müslüman var
mıdır ki dünyada,
Kapıların hepsinden
çağrılsın aynı anda?)
Buyurdular ki: (Evet,
vardır öyle kimseler.
Onları, her kapıdan
davet eder melekler.
Ümit ediyorum ki, sen, o
kimselerdensin.
Her kapıdan çağrılıp,
Cennetlere girersin.)
|