|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Ben sadıklığın şehriyim.
Ebu Bekr bunun
kapısıdır. (Hadis-i
şerif)
Ben ondan razıyım
Ne zaman dönselerdi, o
Server bir gazadan,
İki rekat bir namaz
kılarlardı her zaman.
Bu seferden de dönüp,
varınca mescidine,
Eshapla ayrı ayrı
kıldılar bunu yine.
Bir özür sebebiyle, bir
vazifeyle veya,
Eshapdan gitmeyenler var
ise o gazaya,
Resul'ün huzuruna
gelerek hemen o gün,
Tebrik ediyorlardı
gazasını Resul'ün.
Bu cenkten dönünce de,
Resul-i ekrem yine,
Gelip oturmuşlardı,
şerefli mescidine.
Harbe gitmeyen Eshap,
gelmişti tebrik için,
Kalabalık var idi,
kapısında mescidin.
İşte tam o sırada,
mescidin kapısından,
Girdi Nevfel içeri,
Sahabe arasından.
Buna şahid oldular
Sahabeden her biri,
Hayretten şaşırdılar,
görünce onu diri.
Nevfel içeri girip,
Resul'e verdi selam.
Selamını alarak, Resul
aleyhisselam,
Buyurdular ki: (Bu
iş, açık bir keramettir.
Bu, acaba Eshaptan kimin
sebebiyledir?)
O anda gökyüzünden,
geldi Cibril Resul'e.
Dedi: (Ya Resulallah,
şükür secdesi eyle!
Yarattı Hak teâlâ bir
kişi, ümmetinden.
İsa Peygamber gibi,
ölüleri dirilten.
Ey Hüdanın Habibi!
Rabbimiz selam eder.
Ve şöyle buyurur ki:
(Ebu Bekr, o gün eğer,
Bütün varlığı ile, bana
tam sığınarak,
(Ya Allah!) dese idi,
ikinci kez olarak,
Ne kadar şehid varsa, şu
toprağın altında,
Celalim hakkı için,
diriltirdim anında.
Onun hatırı için,
dirilttim ben Nevfel’i.
Zira hiç yalan bir söz,
etmedi onun dili.
Ben elbette razıyım
Sıddık’ım Ebu Bekr’den,
Ey Habibim bir sor ki,
razı mı o da benden?)
Resulullah, Cibril'den
alınca bu haberi,
Kalkıp müjdelediler,
hemence Ebu Bekr’i.
Sakalından öperek,
buyurdu: (Ey
kardeşim!
Cibril müjde getirdi şu
anda senin için.
Rabbimiz buyurur ki:
Sıddık'tan razıyım ben.
Dostun Ebu Bekir de,
razı mı acep benden?
Ey Ebu Bekr kardeşim,
müjdeler olsun sana.
Kavuştun Rabbimizin,
büyük iltifatına.)
Hazret-i Ebu Bekir,
bunları dinleyince,
Sevinip, gözlerinden
yaşlar aktı bir nice.
Dedi: (Ya Resulallah,
kim olur ki bu aciz,
Benden razı mı? diye,
sual etsin Rabbimiz.
Razıyım, çok razıyım
elbet ya Resulallah!
Çok şükür, bu nimeti
bahşetti bana Allah.) |