ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

Şehid Nevfel dirildi 

 

Hatun sual edince, ahvalini Nevfel’in,

Yaşla doldu gözleri, Hazret-i Peygamberin.

 

Şehadet haberini, söyleyemedi ona.

Arkaya işaretle, devam etti yoluna.

 

Sonra Hazret-i Ali, geliyordu geriden.

Hatun ona yaklaşıp, Nevfel’i sordu hemen.

 

Hazret-i Ali'nin de, yaşla doldu gözleri.

Diyemedi bir türlü, ona acı haberi.

 

O da, işaret edip eliyle arkasına,

Yürüyüp geçiverdi, öndekinin yanına.

 

Sonra Hazret-i Osman, geliyordu geriden.

Hatun ona koşarak, Nevfel’i sordu hemen.  

 

O da, bu manzaraya üzülerek gayetle,

Geçiverdi ileri, arkaya işaretle.

 

Sonra Hazret-i Ömer, geriden geliyordu,

Hatun, merak içinde yaklaşıp ona sordu.

 

O da söyleyemedi hatuna bu haberi.

Arkaya işaretle, geçiverdi ileri.

 

En arkada Ebu Bekr, yalnızca geliyordu.

Hatun, ondan müjdeli bir haber bekliyordu.

 

Çaresizlik içinde koşarak Ebu Bekr'e,

Nevfel’in ahvalini, ona sordu bu kere.

 

Resul-i müctebanın, mağara arkadaşı,

Ve onun çok sevdiği, hem yârı, hem sırdaşı,

 

Hazret-i Ebu Bekir, düşündü ki: Ne desem?

Şehadet haberini, bu hatuna verirsem, 

 

Muhalefet olur bu, Allah’ın Resulü’ne.

Zira o, söylemedi bunu onun yüzüne.

 

(Geride kaldı) desem, bu söz de yalan olur.

Zira benden geride, gelen bir kimse yoktur.

 

Ya Rabbi, kaçındılar yıkmaktan bir gönülü.

Ali, Osman ve Ömer, hem de Allah Resul'ü.

 

Zor durumda kaldım ben, nasıl cevap vereyim?

Geride kimse yok ki, işaret eyliyeyim.

 

Üzmek istemiyorum bu zavallı kulunu.

Ya Rabbi, göster bana bunun çıkış yolunu.

 

Bütün ihtiyarını, Allah’a bırakarak,

Eliyle sakalını, tutup sıvazlayarak,

 

Bütün varlığı ile, sığındı Yaradan'a,

Sonra (Ya Allaah!) diye, kuvvetle etti nida.

 

O an, bir toz bulutu belirlendi uzaktan.

Şehid Nevfel, süratle, geldi ve indi attan.

 

Dedi: (Ya Eba Bekir, sırf senin hatırına, 

Diriltti Rabbim beni, bir emrin mi var bana?)

 

Ve Hazret-i Sıddık'ın ellerini öperek,

Yürüdü ileriye bir bir selam vererek.

 

Atının üzerinde, yalın kılıç Nevfel’i,

Görüp, hayret ettiler Sahabenin her biri.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan