|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Şehidliğin kıymeti
Bir gün Hazret-i Ali,
bir kısım genç Eshaba,
Nasihat eyleyerek teşvik
etti cihada.
Kalktı bir genç dedi ki:
(Ya Emir-el müminin!
Cihadın sevabından, bize
bahseder misin?)
Dedi: Resulullahla
giderken bir gazaya,
Sormuştum ben de bunu,
Resul-i müctebaya.
Buyurdu ki: (Ya Ali,
bazı mümin kimseler,
Cihada çıkmak için,
halis niyet etseler,
Bir berat yazılır ki,
onlar için şimdiden:
(Bunlar, azad olmuştur
Cehennem ateşinden.)
Meleklerine karşı,
övünür Hak teâlâ,
Hak yolda cihad eden
ihlaslı kullarıyla.
Buyurur: (Kullarıma
bakınız ey melekler!
Onlar, benim yolumda
cihada gitmekteler.)
Bu niyetle, evinden
çıkarken sabahleyin,
Evinin duvarları,
ağlarlar onlar için.
Ve onlar cihad için
çıkarken sabahları,
Kuru yaprak misali,
dökülür günahları.
Kırkbin melek gönderir,
Rabbimiz her birine.
Ki, her türlü beladan
korusun onu yine.
Gökte, cümle melekler,
ona gıbta ederler.
Ayakları altına gelip
kanat gererler.
Derler ki: (Bu mücahid
bassın kanadımıza,
Biz de şereflenelim,
onun ile bir lahza.)
Verilir herbirine, bin
abidin sevabı.
Bir iyilik yapsalar,
yazılır iki katı.
O, cihad etmek için,
yola çıktığı zaman,
Öyle sevap alır ki,
ancak bilir Yaradan.
Ağaçlar kalem olsa,
katip olsa melekler,
Yine o sevapları, yazıp
bitiremezler.
Düşmana karşı gelip,
harbe giriştiğinde,
Dua eder melekler, her
hücum edişinde.
Arş-ı a’la altından,
nida eder bir melek:
(Cennet, kılıç gölgesi
altındadır) diyerek.
Ona, kılıç darbesi,
tatlı gelir bir hayli.
Sıcak günde içtiği,
serin şerbet misali.
Atından düşer ise
mücahid harpte eğer,
Düşmeden, melek gelip
ona Cennet müjdeler.
Ruhu çıktığı zaman, nida
eder bir melek:
(Merhaba ey temiz ruh,
safa geldin!) diyerek.
(Afiyet olsun sana
Cennetin nimetleri.
Altından sular akan
köşkleri, hurileri.)
(Vekili benim)
diye, buyurur Allah
yine,
Şehidin yetim kalan
evladına, ehline.
Şehidlerin ruhları,
yükselirler uçarak.
Yeşil renkli kuşların
kursağında olarak.)
Yine o buyurdu ki:
(Yarın, mahşer yerinde,
Peygamberler karşılar,
şehidler geldiğinde.) |