|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Resulullah Efendimiz,
bir gün hazret-i Ebu
Bekr ile hazret-i ömer’e
bakarak, (İkinizin
sözbirliği ettiğiniz
hiçbir işte sizden
ayrılmam) buyurdu
Ona hürmet, bana
hürmettir
Hazret-i Ebu Bekir,
Hazret-i Ömer ile,
Konuşurlar idi ki bir
husus üzerinde,
Hazret-i Ebu Bekir,
gadaplanıp ansızın,
Sert söyledi birazcık,
elinde olmaksızın.
Pişman olup, çok özür
dilediyse de, fakat,
Buna, Hazret-i Ömer,
etmedi pek iltifat.
Yani onun özrünü kabul
eylemedi ve,
Ebu Bekr'in yanından
ayrılıp gitti eve.
Çok üzüldü bu hale,
Hazret-i Ebu Bekir.
Dedi: Bu, benim için,
bir felaket demektir.
Zira şimdi Ömer'in,
kırıldı kalbi bana.
Koştu bu üzüntüyle,
Resul'ün huzuruna.
O Server, kendisini
görünce böyle üzgün,
Buyurdu: (Ya Eba
Bekr, bir şeye mi
üzüldün?)
O dahi cevabında dedi:
(Ya Resulallah!
Kardeşim Ömer ile,
konuşurken bu sabah,
Elimde olmaksızın,
birazcık sert söyledim.
Sonra da pişman olup,
hemen özür diledim.
Lakin o, bu özrümü kabul
eylemeyince,
Kul hakkından korkarak,
kederlendim bir nice.
İşte ya Resulallah,
geldim ki size ilkin,
İstiğfar edesiniz
Rabbime benim için.)
Resul onu dinleyip, çok
üzüldü ve hemen,
Hazret-i Sıddık için, af
diledi Rabbinden.
Hazret-i Ömer dahi, gark
oldu bir kedere.
Dedi: haksızlık ettim,
kardeşim Ebu Bekr'e.
O dahi, yaptığına üzülüp
için için,
Düştü hemen yollara,
Resul'e varmak için.
Geldiğinde gördü ki,
Hazret-i Ebu Bekir,
Resul'ün huzurunda,
sohbet dinlemektedir.
Evde, başkaları da var
idi Sahabeden.
Selam verip, edeple
oturdu o da hemen.
Resulullah, bakarak Ömer
ibnil Hattab'a,
Bir nasihat eyledi,
hazır olan Eshaba.
Buyurdu:
(Kardeşlerim, hamdolsun
Rabbimize.
Ki, peygamber yaparak,
gönderdi beni size.
Sizler kabul etmezken
benim nübüvvetimi.
Tasdik etti Ebu Bekr
benim her dediğimi.
Ayrılmadı yanımdan,
sıkıntılı anlarda.
Arkadaş oldu bana,
karanlık mağarada.
Şanı yüce kimsedir
kardeşim Ebu Bekir.
Ona hürmet eylemek, bana
hürmet demektir.
Onun yüksek hatırı hoş
tutulursa eğer,
Razı olur sizden de, hem
Allah, hem Peygamber.)
Bunu, Hazret-i Ömer
işitince Resul'den,
Kalktı ve Ebu Bekr’in,
yanına vardı hemen.
O da kalktı ayağa,
müsafeha ettiler.
Birbirlerinden pek çok
özürler dilediler. |