ŞİİRLERLE MENKIBELER

DÖRT BÜYÜK HALİFE

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - HAZRET-İ EBU BEKİR (Radıyallahü Anh)

Ümit kalmadı bende

 

Hazret-i Ömer der ki: Tebük’e gidilirken,

Yardım talep eyledi, Resul her sahabiden.

 

Şöyle buyurdular ki o zaman cümle halka:

(Herkes, iktidarınca getirsin bir sadaka!)

 

Resulullah, Eshaptan edince yardım talep,

Seferber oldu buna, Sahabe-i kiram hep.

 

Getirdi bazı şeyler, herkes gücüne göre.

Kimisi altın gümüş, kimi de verdi deve.

 

O zamanlar tesadüf, malım da çoktu benim.

Yarısını getirip, Resul'e teslim ettim.

 

Bana sual etti ki Resulullah o ara:

(Ne bıraktın ya Ömer, evinde olanlara?)

 

Dedim: (Ya Resulallah, bu kadar da evde var.)

Ben böyle söyleyince, bir şey buyurmadılar.

 

Az sonra Ebu Bekir, teşrif etti oraya.

Getirdiği malları, yığıverdi ortaya.

 

Resulullah, ona da sordu ki şöyle yine:

(Peki ya Eba Bekir, ne bıraktın evine?)

 

Dedi ki: (Neyim varsa, alıp geldim hepsini.

Koydum eve Allah ve Resul'ün sevgisini.)

 

Yani sevgi var iken Allah ve Resulüne,

İtibar edilir mi, dünya mal-ü mülküne?

 

O Server buyurdu ki, ikimize bakarak:

(Cevabınız kadardır, aranızda olan fark.)

 

O günden itibaren, iyi anladım ki ben,

Hiçbir şeyde, ben onu, geçemem hakikaten.

 

Zira yalnız bu işte, onu geçebilirdim.

O da böyle olunca, kalmadı hiç ümidim.

 

Hazret-i Ömer der ki: Bedir’e vasıl olduk.

Üçyüzsekiz sahabi, savaş için saf tuttuk.

 

Bin’e yakın kâfiri görünce Resul o gün,

Secdeye kapanarak, dua etti çok üzgün.

 

(Ya Rabbi, vadettiğin zaferi eyle ihsan!

Şu mağrur kâfirleri, eyle mahv-u perişan!)

 

Sıddık, başı ucunda işitip bu duayı.

Çok teselli eyledi, Resul-i mücteba'yı.

 

Dedi: (Ya Resulallah, kendini yorma fazla.

Korur elbet dinini, düşmandan Hak teâlâ.

 

Üzülme, O, vadinde duracaktır muhakkak.

Sana zafer verecek bu cenkte cenab-ı Hak.)

 

Sıddık'ın tesellisi bitmemişti ki daha,

Cibril, beşbin melekle, geldi Resulullaha.

 

Dedi ki: (Ebu Bekr'in, bu sözü üzerine,

Gönderdi Hak teâlâ bizi senin emrine.

 

zülme, müsterih ol, silahlıyız hepimiz.

Bu dini, kâfirlerden korumaya kafiyiz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan