|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Ebu Bekr vekilimdir
Hak teâlâ emriyle,
Arasat meydanına,
Yakut’tan bir taht
konur, hem de tam
ortasına.
Sonra, bu taht üstüne,
Hazret-i Ebu Bekir.
Hak teâlâ emriyle, gelip
oturuverir.
Bu defa, sağ tarafa taht
konulur altın’dan.
Buna dahi, bir melek
oturur Hak katından.
Bir de gümüş taht konur,
meydanın sol yanına.
Bir başka melek dahi,
oturur gelip ona.
Sağda oturan melek,
ayağa kalkar önce.
Bütün mahşer halkına,
hitabeder şöylece:
Der ki: Ey müslümanlar,
Rıdvan’dır adım benim.
Cennetlere müvekkel
vazifeli meleğim.
Bana emreyledi ki, Hak
teâlâ şu anda:
(Cennetin kapısının
anahtarını al da.
Habibim Muhammed’e git
ver o anahtarı.
O, kimlerden razıysa,
içeri al onları.)
Ben vardım bu emirle,
Allah’ın Resulü’ne,
Rabbimizin emrini
ilettim kendisine.
Lakin o buyurdu ki:
(Şu anda çok işim var.
Ümmetim, bu mahşerde
hayli sıkıntıdalar.
Sen, işbu anahtarı bana
verme kardeşim.
Bugün ben, ümmetime
şefaat edeceğim.
Bunu sen götür hemen,
Ebu Bekr’e teslim et.
O görsün bu hizmeti,
vekilim odur elbet.)
Ben dahi, (Baş üstüne!)
diyerek işbu emre,
Verdim o anahtarı,
Hazret-i Ebu Bekr'e.
Cennetin kapısında,
bizzat ben duracağım.
O, kimden razı ise,
içeri alacağım.
Kimden razı değilse
Hazret-i Ebu Bekir,
Onu almayacağım,
böyledir zira emir.
Rıdvan bitirir sözü ve
oturur yerine.
Soldaki melek kalkıp,
başlar şu sözlerine.
Der ki: Ey mahşer halkı,
Malik’tir adım benim.
Ben dahi, Cehenneme
müvekkel bir meleğim.
Rabbimiz, Cehenneme ait
anahtarı da,
Almamı emreyleyip,
buyurdu ki bana da:
(Götür ver Habibime, sen
de bu anahtarı.
O, kimi istiyorsa,
Ateş'e at onları.)
Ben de, o anahtarı
götürüp ona yine,
Rabbimizin emrini,
ilettim kendisine.
Dedi ki: (Ey
kardeşim, çok işim var
şu saat.
Günahkâr ümmetime,
edeceğim şefaat.
Sen, işbu anahtarı
Sıddık’a teslim et ki,
Odur benim vekilim, o
görsün bu hizmeti.)
Ben de, aynı şekilde
(Peki!) deyip bu emre,
Verdim o anahtarı,
Hazret-i Ebu Bekr'e.
Kim varsa Ebu Bekr'in
razı olmadıkları,
Cehennem ateşine
atacağım onları. |