|
01 - HAZRET-İ EBU BEKİR
(Radıyallahü Anh)
Cennetin kapıları
üzerinde, (Ebu Bekir
habibullah) yazılıdır.
(Hadis-i şerif)
Korkma ya Eba Bekir!
Hazret-i Sıddık ile
Resulullah, o gece,
Karanlık mağarada
beklediler öylece.
Sabah, onu gömleksiz
görür görmez o Server,
Buyurdu ki: (Gömleğin
ne oldu ya Eba Bekr?)
Dedi: (Ya Resulallah,
girdiğimde, burada,
Yılanlar ve akrepler,
geziyordu ortada.
Beni görüp kaçtılar,
hepsi deliklerine.
Gömleğimi yırtarak,
tıkadım her birine.)
Sıddık'ın ayağını
ısırınca o yılan,
Gözünden yaş damladı
onun ızdırabından.
O yaş, Resulullah'ın
düşünce nur yüzüne,
Uyanıp, sebebini sorunca
kendisine,
Dedi: (Ya Resulallah,
delikteki bir yılan,
Isırdı ayağımı, yaş
geldi o acıdan.)
O Server buyurdu ki:
(Geri çek ayağını!)
(Peki!) deyip çekince,
gördüler o yılanı.
Koca bir yılan idi, çok
heybetli ve iri.
Azarladı yılanı Allah’ın
Peygamberi:
(Ey yılan, korkmaz mısın
âlemlerin Rabbinden?
Hem de utanmaz mısın,
Onun Peygamberinden?
Eziyet ediyorsun, sen bu
arkadaşıma.
Izdırap veriyorsun, bu
yar ve yoldaşıma.)
Yılan dile gelerek,
dedi: (Ya Resulallah!
Sen, bütün varlıkların
Peygamberisin Vallah.
Seni seven, sadece
değildir ki insanlar.
Aşıktır sana kuşlar,
karıncalar, yılanlar.
Ben de aşık olmuşum,
yüzünüzü görmeye.
Ve yalnız, bu maksatla
girmiştim bu deliğe.
Bu sıkıntılı yerde, gece
gündüz demedim.
Senelerdir, sabırla
yolunuzu bekledim.
Girdiniz güneş gibi,
karanlık mağaraya.
Sıddık mani olunca,
kalmadı bende haya.
Yüzünü görmek için, bu
suçu işledim ben.
Özrümü kabul edip, af
buyur beni lütfen.)
Resul kabul buyurdu,
yılanın bu özrünü.
Görebildi böylece,
Resul'ün nur yüzünü.
O sırada müşrikler,
mağara önüne dek,
Gelmişlerdi onların
izlerini sürerek.
Lakin gördüklerinde, o
örümcek ağını,
Ve bir güvercinin de,
hem yuva yaptığını.
Dediler: (Eğer onlar,
girselerdi bu yere,
Ağ yırtılır, hem yuva
bozulurdu bir kere.)
Onlar, kapı önünde
konuşurken bu minval,
Hazret-i Ebu Bekir
endişe etti derhal.
Dedi: (Ya Resulallah,
onlardan bir tanesi,
Eğilip bakmış olsa,
burada görür bizi.)
O Server buyurdu ki:
(Korkma ya Eba Bekir!
Korkma ki, Hak teâlâ
bizimle beraberdir.) |