|
30
- ESHAB-I KEHF
Hicret ettiler
İmanlı altı yiğit,
Dokyanus'tan korkmadan,
Hakikati söyleyip,
dönmediler imandan.
Dokyanus da anlayıp dinde
kuvvetlerini,
Sinirlenip, orada söktü
rütbelerini.
Dedi: (Putperestliği kabul
etmez iseniz,
Size hayat hakkı yok,
ölümdür neticeniz.
Lakin henüz gençsiniz,
size, üç gün mühlet var.
İyice düşünün de, öyle
verin bir karar.
Eğer istiyorsanız ölümden
kurtulmayı,
Kabul edeceksiniz bu
putlara tapmayı.
Kurtulmak mı, ölmek mi,
buna siz karar verin.
Ve son kararınızı, gelip
bana bildirin.)
Dokyanus bu gençlere üç gün
mühlet verince,
Müşavere ettiler toplanıp
bunu gece.
Ve karar verdiler ki
nihayet onlar şuna:
(Hicret edip çıkalım bu
diyarın dışına.)
Her biri, evlerinden azık
için bir miktar,
Para alıp, gizlice ettiler
dağa firar.
Kaçarken bir çobana
rastladılar o ara.
O dahi iman edip, tâbi oldu
onlara.
Altı iken, bu defa yedi
kişi oldular.
Dinlenip, beraberce o yola
koyuldular.
Lakin çoban gidince
sürüsünün başından,
(Kıtmir) adlı köpeği, koştu
arkalarından.
Geri döndürmek için
uğraştılar ise de,
Mani olamadılar, koşup
geldi yine de.
Onlar istemiyordu gelmesini
onun da.
Ve lakin dile geldi o köpek
en sonunda.
Dedi: (Benden korkmayın,
gelmeme verin izin.
Zira ben dostunuzum
Rabbimizin ve sizin.
Sizlere zarar değil, fayda
gelir hem benden.
Ben bekçilik yaparım, siz
orada uyurken.)
O dağa yaklaşınca, çoban
dönüp onlara,
Dedi: (Ben biliyorum bu
dağda bir mağara.)
Gizlenmek gayesiyle,
mağaraya girdiler.
Ve Allah’a yalvarıp, şöyle
dua ettiler:
(Ya Rab, bize rızık ve
mağfiret ver katından.
Emniyet ihsan eyle küffarın
zararından.)
Büyükleri Yemliha dedi: (Ey
arkadaşlar!
Bizler, sırf Allah için
buraya ettik firar.
Din ve imanımızı,
kâfirlerin şerrinden,
Korumak maksadiyle, hicret
ettik şehirden.
Şimdi biz, mesken edip bu
tenha mağarayı,
Taat yapıp analım Allahü
teâlâyı.)
Lakin hepsi yorgundu, bir
miktar uzandılar.
Ve Hakk'ın takdiriyle, hep
uyuya kaldılar.
Dokyanus, üç gün sonra sual
etti gençleri.
Dediler ki: (Habersiz terk
ettiler bu şehri.)
Hemen babalarını çağırıp
etti tehdit.
Dedi: (Bulun onları,
geçmeden fazla vakit!)
Dediler: (Onlar bizden,
biraz para aldılar.
Sonra, şu dağa doğru
gizlice yollandılar.)
O zalim, gelip buldu o dağ
mağarasını.
Ve muhkem bir şekilde
kapattırdı ağzını.
Maksadı şu idi ki, hiç
çıkamasınlar da,
Neticede açlıktan ölsünler
hep orada.
Lakin bilmiyordu ki şu
gerçeği o ahmak,
Onları, her zarardan
korurdu cenab-ı Hak.
|