|
29 - MEHDİ ALEYHİSSELAM
Evlad-ı Resul
İdi
Kıyamete yakın bir zamanda
teşrif eder.
Dünyaya hakim olup, her
yere hükmü geçer.
Evlad-ı Resulullah olan bu
mübarek zat,
İsa Peygamber ile görüşür
sonra bizzat.
Baba adı Abdullah, ismi de
Muhammed’dir.
İslamı, yeryüzüne hakim
kılsa gerektir.
Müctehid ve müceddid olur
ki kendisi hem,
Onun gelmesi ile, nurlanır
bütün âlem.
Dişleri seyrek olup,
açıktır alnı onun.
Sakalları gür ve sık,
değildir kısa, uzun.
Yüzü nurani olup, ay gibi
ışık verir.
Burnunun üst tarafı, bir
miktar yüksekçedir.
Yüzündeki bir ben’i, parlar
yıldız misali.
Sırtında mühür vardır, mühr-ü
nübüvvet gibi.
Medine'de doğar ve Mekke'de
zuhur eder.
Eshab-ı kehf uyanıp, ona
yardım ederler.
Kendi ictihadıyla kurar ki
o bir mezhep,
Hanefi mezhebine uygun olur
hükmü hep.
Resulullah buyurdu: (Dünya
zulmette iken,
Bir kişi çıkacaktır benim
ehl-i beytimden.
Zulüm ve düşmanlıkla dolu
iken bu dünya,
Onun adaletiyle kalmaz
kötü, eşkıya.
Müminler onu görüp,
sevinirler bir hayli.
Sararlar etrafını bal arısı
misali.
O, dağıtır malları insaf ve
adaletle.
Sarılır herkes ona, sevgi
ve muhabbetle.
O, öyle biridir ki, insan,
cin ve melekler,
Onun iyiliğinden gıbtayla
bahsederler.
Herkes öyle doyar ki dünya
mal-ü mülküne,
Haset etmez katiyen bir
kimse ötekine.
Hatta emrettiğinde
münadiyle o bir gün,
(Bir ihtiyacı olan, gelip
alsın, götürsün.)
Bir şey istemek için,
yalnız bir kişi gelir.
O da, gelen kimseyi
memuruna gönderir.
O gidip, isteğini söyler
hazinedara.
Gücünün yettiğince götürür
mal ve para.
Sonra da pişman olup,
aldığı o malları,
İade etmek için görür
hazinedarı.
Ve lakin geri almaz onları
hazinedar.
Der ki: (Biz, verileni
almayız geri tekrar.)
Dünya huzurla dolar o
teşrif ettiğinde.
Hep bir bulut bulunur
başının üzerinde.
O bulutun içinden, nida
eder bir melek.
(Bu Mehdi'dir, sözünü
dinleyiniz!) diyerek.
Peygamber-i zişan’ın
bayrağını, o taşır.
O bayrak, dikişsiz ve dört
köşeli, siyahtır.
Resulullah'tan sonra hiç
açılmayan sancak,
İlk onun tarafından açılır
yine ancak.
Üçbin melek gönderir Hak
teâlâ Mehdi’ye.
Bu yolda, kendisine yardım
etsinler diye.
Havada uçan kuşa, işaret
etse eğer,
Kuş, ona itaatle anında
yere düşer,
Eline kuru ağaç alıp da
dikse yere,
O anda yeşillenip, verir
yaprak ve meyve.
Yayar bütün dünyaya huzur
ve adaleti.
Bid’atleri yok edip, ihya
eder sünneti.
Bu yolda, dağlar bile çıksa
onun önüne,
Kolaylıkla aşarak, yol
bulur kendisine.
|