|
26 - İSA ALEYHİSSELAM
Hazine ne
İmiş?
İsa aleyhisselam bir yerden
geçiyordu.
Bir kabrin başucunda
ağlayan kadın gördü.
Niçin ağladığını sorunca o
kadına,
Dedi: (Kızım öldü de,
ağlarım şimdi buna.
Rabbime söz verdim ki,
buradan gitmeyeyim.
Ya bu kızım dirilsin, yahut
ben de öleyim.)
Buyurdu ki: (Kızını
görürsen eğer şu an,
Ayrılıp gider misin
mezarının başından?)
Kadın (Evet) deyince,
kalkıp namaz kıldı ve,
Rabbine dua edip, yaklaştı
o kabire.
Seslendi: (Ey kızcağız,
Rahman ve Rahim olan,
Allah’ın izni ile, diril
kalk mezarından.)
Kabir birden yarılıp, çıktı
o kız dışarı.
Lakin beyazlaşmıştı saç,
kirpik ve kaşları.
Dedi: (Ben zannettim ki,
kıyamet koptu şu an.
Beyazlaştı saçlarım bu
dehşet ve korkudan.
Anneciğim ne olur, merhamet
et de bana,
Ölümü, iki defa tattırma
evladına.)
Bunları söyleyerek, vefat
etti tekrardan.
Kadın sözünde durup,
ayrıldı o mezardan.
Bir gün de İsa Nebi,
havarileri ile,
Seyahat ederlerken vardılar
bir şehire.
Buyurdu: (Bu şehirde,
Hazine vardır ki bir,
İçinizden hanginiz onu
bulup getirir?)
Dediler ki: (Burası, bir
yerdir ki acayip,
Derhal öldürüyorlar kim
gelse yolcu, garip.)
(Ben gideyim) buyurup, İsa
aleyhisselam,
Bir hanenin önünde durdu ve
verdi selam.
Bir yiğit delikanlı,
çıkarak karşısına,
Dedi: (Burya girmene kim
izin verdi sana?)
Buyurdu: (Misafir et beni
sen, söz vereyim.
Hükümdarın kızıyla seni
evlendireyim.)
Delikanlı düşündü: Bu iş
olmaz hayatta.
Dedi: (Sen ya delisin,
İsa'sın veyahut da.)
İsa aleyhisselam çıkarmadı
sesini.
Ve hemen hükümdara gönderdi
kendisini.
Buyurdu ki: (Git iste,
lakin olmaz diyecek.
Senden, çuval dolusu
mücevher isteyecek.
Sen onun teklifini kabul
eyle ve de ki:
Hepsini getiririm, ver
kızını yeter ki.)
O gidip, hükümdarın kızını
istedi ve,
Bu teklifi alarak, döndü ve
geldi eve.
İsa aleyhisselam bir mucize
eseri,
Verdi çuval dolusu inci
mücevherleri.
Genç, bunları götürüp, aldı
onun kızını.
Gelip İsa Nebi'ye sordu
şunun sırrını.
Dedi ki: (Ey Ruhullah, sen
bu mertebedesin.
Lakin niçin bu kadar
fakirlik üzeresin?)
Buyurdu: (Ben Rabbimi
koymuşum ki kalbime,
Bu yalancı dünyanın malı
mülkü neyime?
Beni öyle sarmış ki
Rabbimin muhabbeti,
Yanında, bu dünyanın nedir
ehemmiyeti?)
O genç veda ederek evine ve
eşine,
Bir şevk ve iştiyakla düştü
onun peşine.
Havariler, merakla
geçirmişken geceyi,
İsa Nebi gelerek, takdim
etti o genci.
Buyurdu: (Hazine'den
bahsetmiştim gidişte.
O hazine bu idi, getirdim
onu işte.)
|